Boşanma davası, genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri olmak üzere iki farklı tür sebebe dayanılarak açılmaktadır. Özel boşanma sebeplerine dayanılarak açılan boşanma davaları dışındaki tüm davalar genel boşanma sebebi olarak kabul edilen şiddetli geçimsizlik sebebine dayanılarak açılmaktadır. 

Şiddetli Geçimsizlik Nedir?

Şiddetli geçimsizlik, diğer adı ile “evlilik birliğinin temelden sarsılması” genel bir boşanma sebebidir.  Evlilik birliğinin devamının eşlerden biri veya her ikisi için de çekilmez hale gelmesi ve devamının mümkün olmadığı durumda şiddetli geçimsizlik söz konusu olmaktadır. Bununla birlikte eşler yönünden ya da müşterek çocuk varsa çocuklar yönünden bu evliliğin artık fayda sağlamaması gerekmektedir. Şiddetli geçimsizlik genel bir tanım olup, evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesine sebep olan tüm durumları kapsamaktadır.

Hangi Davranışlar Evlilikte Şiddetli Geçimsizlik Yaşandığını Gösterir?

Şiddetli geçimsizlik, her ne kadar Kanun’da genel bir boşanma sebebi olarak belirtilse de hangi davranışların evlilikte şiddetli geçimsizlik oluşturacağı tek tek belirtilmemiş, sınırlama getirilmemiştir. Davaya konu olan evlilik birliğinde boşanmaya sebep olan olaylar incelenerek evlilik birliği içerisinde şiddetli geçimsizlik olup olmadığına ve ortak hayatın çekilmez hale gelip gelmediğine karar verilmektedir. Mesela;

  • Eşin dış görünüşüyle dalga geçilmesi,
  • Aileye karşı ilgisizlik,
  • Eşin toplum içerisinde küçük düşürülmesi,
  • Eşe karşı ekonomik, fiziksel, sosyal ve psikolojik şiddet uygulanması,
  • Evlilik birliğinden doğan sorumlulukların yerine getirilmemesi,
  • Ailenin evliliğe müdahalesi,
  • Güven sarsıcı davranışlarda bulunulması,
  • Eşe karşı sürekli hakaret edilmesi,
  • Eşe iftira atmak,
  • Güven sarsıcı ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar sergileme,
  • Eşin sürekli alkol kullanarak ev içerisinde huzursuzluk çıkarması,
  • Zorla cinsel ilişki yaşamak
  • Cinsel ilişkiye girmeme gibi davranışlar evlilikte şiddetli geçimsizlik yaşandığını göstermektedir.

Güven Sarsıcı ve Sadakat Yükümlülüğüne Aykırı Davranışlar Nelerdir?

Güven sarsıcı davranıştan kast edilen, eşlerin birbirlerine güven duygusunu zedeleyen her türlü davranıştır. Mesela;

  • Sürekli, gece geç saatlere kadar dışarıda olma ve eve gelmeme,
  • Eski eş veya sevgiliyle herhangi bir sebep yokken görüşmek,
  • Eşinden habersiz bir şekilde başkalarına yüksek borç verme, kredi çekme veya taahhüt altına girme,
  • Taşınmazları eşin bilgi ve rızası dışında devretme,
  • Birileriyle sosyal medya üzerinden duygusal ilişki kurma sadakat yükümlülüğüne aykırı ve güven sarsıcı davranış olarak kabul edilmektedir.

Eşi İtekleme Fiziksel Şiddet Sayılır Mı?

Şiddet türlerinden biri olan fiziksel şiddet, bir eşin diğer eşe bedensel güç veya üstünlük uygulanmasıdır. Kadın veya erkek fark etmeksizin bir eşin diğer eşe küçük düşürmek, aşağılamak veya cezalandırmak amacıyla fiziksel şiddet uygulaması diğer genel boşanma sebepleri arasında en önemlisidir. Eşlerden birinin diğerine karşı fiziksel şiddet uygulaması, eşini dövmesi evlilik birliğini temelinden sarsmaktadır. El ile veya başkaca hangi şekilde olursa olsun darp, cebir, dayak, itekleme vs. her türlü fiziksel şiddet boşanma sebebi olarak sayılmaktadır.

Fiziksel Şiddet Uyguladıktan Sonra Eşimle Aynı Evde Kalırsam Affetmiş Sayılır Mıyım?

Fiziksel şiddet eyleminden sonra evliliğin devam etmesi, aynı yatağın paylaşılması veya en azından şiddetin hoş görüldüğünü gösteren olguların bulunması halinde şiddet eyleminin diğer eş tarafından affedildiği düşünülmekte ve şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan boşanma davası reddedilmektedir.

Psikolojik ve Ekonomik Şiddet Sebebi İle Boşanma Davası Açılır Mı?

Eşe karşı fiziksel şiddet gibi psikolojik ve ekonomik şiddet uygulanması da boşanma sebebi olarak sayılmaktadır. Eşe karşı kötü muamelede bulunulması, hakaret edilmesi, rencide edilmesi, eşlerin birbirlerine psikolojik baskı uygulayarak evliliği çekilmez hale getirmesi psikolojik şiddeti oluşturmaktadır ve psikolojik şiddet bir boşanma sebebidir. Ayrıca eşlerin ekonomik güçlerini birbirine karşı baskı aracı olarak kullanmaları, ailenin ve evin maddi ihtiyaçlarının aksatılması, eşe harçlık verilmemesi ekonomik şiddete neden olan olaylardır ve evlilik birliğini temelinden sarsan ekonomik şiddet bir boşanma sebebidir.

Sosyal Şiddet Nedir?

Evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerinin özeline saygı duyması, birbirlerinin özelini dışarıya ifşa etmemesi gerekmektedir. Ev içerisindeki mahrem niteliği taşıyan konular aile dışında birine anlatıldığında bu davranış, eş bakımından küçük düşürücü ve özel hayatına saygı duyulmayan nitelikte olduğundan sosyal şiddettir. 

Sosyal Şiddet Sebebi ile Boşanma Davası Açılır Mı?

Sosyal şiddet, eşler açısından sadakat yükümlülüğüne aykırılık oluşturan davranışlar olarak nitelendirildiğinden bu davranışlar karşısında şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açılabilir.

Şiddetli Geçimsizlik Olarak Kabul Edilen Kanuni Haller Nelerdir?

İlk olarak, Anlaşmalı Boşanma halidir. Evlilik birliği en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde anlaşmalı boşanma gerçekleştiğinden evlilik birliğinin temelden sarsıldığı ve şiddetli geçimsizlik yaşandığı kabul edilmektedir.

Bir diğeri ise Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması halidir. Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan boşanma davasının reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlamak üzere üç yılın geçmesi halinde her ne sebeple olursa olsun taraflar arasında ortak hayat yeniden kurulamamış ise evlilik birliğinin temelden sarsıldığı ve şiddetli geçimsizlik yaşandığı kabul edilmektedir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davasını Erkek Açabilir Mi?

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası erkek-kadın fark etmeksizin evlilik birliğinin artık devam edemeyeceğine, ortak hayatın çekilmez hale geldiğine kanaat getiren ve boşanmada daha az kusurlu veya kusursuz olan her iki eş tarafından açılabilir. Ancak daha fazla kusurlu veya tam kusurlu eş dava açar ise açılan boşanma davası reddedilecektir. 

Eşimin Açtığı Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davasına, İtiraz Mümkün Mü?

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasına kusursuz yada az kusurlu davalı eşin, itiraz etme hakkı vardır. Davalı eş, dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde “davacının ağır kusurlu” olduğunu ispatlayıp ileri sürerek şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasına itiraz edebilir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davasında Maddi-Manevi Tazminat Alabilir Miyim?

Evlilik birliği içerisinde maddi veya manevi zarara uğrayan eş, “kusurlu ya da ağır kusurlu” taraftan vermiş olduğu zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Ancak “ağır kusurlu” olan taraf tazminat talebinde bulunamaz ve ağır kusurlu olan tarafa tazminat ödenmesi yönünde karar verilemez. Bununla birlikte boşanmada evlilik birliği içerisinde bir tarafın “kusursuz” olması karşılaşılan bir durum değildir. Eğer ki evlilik birliği içerisinde “kusursuz” bir taraf var ise diğer taraf “kusursuz” olan tarafa tazminat ödemelidir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davasında Çocuğun Velayeti Hangi Tarafa Verilir?

Velayet verilirken müşterek çocuğun menfaati ve yararı gözetilmelidir. Bu nedenle şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmada çocuğun anne bakımına muhtaç olduğu yaştan 7-8 yaşlarına kadar velayet anneye verilmektedir. Ancak evlilik birliği içerisindeki özel durumlara ve hangi tarafın boşanmada daha kusurlu olduğuna göre velayetin hangi tarafa verileceği değişebilmektedir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davasında Kusurlu Olan Taraf Nafaka Talebinde Bulunabilir Mi?

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle dava açan taraf veya davalı boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ise karşı taraftan daha az kusurlu veya kusursuz olması şartıyla yoksulluk nafakatalep edebilir. Bununla birlikte şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan davada müşterek çocuğun velayeti verilen taraf müşterek çocuklar adına diğer taraftan iştirak nafakası talep edebilir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davasında Hakimin Takdire Yetkisi Var Mı?

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan boşanma davalarında boşanma kararı verilebilmesi için, mahkeme, evlilik birliğinin temelden sarsıldığına kanaat getirmelidir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma kararı hakimin takdirine bağlıdır, hakim evlilik birliği içerisinde şiddetli geçimsizlik yaşandığına kanaat getirirse tarafların boşanmasına karar vermektedir. Mahkeme, tarafların evlilik birliğinin temelden sarsıldığına dair yeterli delil olmadığından ya da evlilik birliği içerisinde şiddetli geçimsizlik yaşandığı kanaatinde bulunmadığından davanın reddine karar vererek tarafların boşanma taleplerini kabul etmeyebilir. 

[Toplam: 1 Ortalama: 5]