Türkiye’de izinsiz kenevir ekme suçu, hem 2313 sayılı Kanun hem de Türk Ceza Kanunu kapsamında uyuşturucu ile mücadelede özel olarak düzenlenen ciddi bir suçtur. Kenevirin hangi amaçla ekildiği, esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme ile kişisel kullanım için kenevir ekimi ayrımı, uygulanacak ceza bakımından büyük fark yaratır.
Bu yazıda; izinsiz kenevir ekmenin yasal dayanakları, hangi hallerde yalnızca idari/para cezası, hangi hallerde uzun süreli hapis cezası gündeme geldiği, “kendi kullanımım için ektim” savunmasının sınırları ve kenevir ekimi için gerekli izin süreci sade bir dille ele alınacaktır. Böylece, izinsiz kenevir ekme suçu ve cezası hakkında temel bir çerçeve netleşmiş olacak.
İzinsiz kenevir ekimi tam olarak ne sayılıyor?
Türkiye’de kenevir ekimi, sıkı izin ve denetim kurallarına bağlanmış durumda. Temel mantık şu: Tarım ve sanayi amacıyla, izinli ve kayıtlı ekim serbest; esrar elde etmeye yönelik veya izinsiz her ekim ise suç olarak kabul ediliyor. Bunun çerçevesi 2313 sayılı Kanun ve “Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik” ile çizilmiş durumda.
Hangi hallerde kenevir ekmek “izinsiz” kabul edilir?
Kenevir ekimi şu durumlarda izinsiz sayılır:
- Kenevir ekimine izin verilen il ve ilçeler dışında ekim yapılması
- İzinli bölgede olsa bile, her yıl 1 Ocak – 1 Nisan arasında yapılması gereken resmi başvurunun hiç yapılmaması veya reddedilmesine rağmen ekime devam edilmesi
- Başvuruda gerçeğe aykırı beyan verilmesi (örneğin “lif için ekeceğim” deyip fiilen esrar üretmeye yönelmek)
- İzin belgesinde belirtilen parsel, alan, süre veya amaç dışında ekim yapılması
Yani “ben kendi tarlam, istediğimi ekerim” yaklaşımı kenevir için geçerli değil. İzin yoksa, miktar az da olsa ekim izinsiz kenevir ekme suçu kapsamına girebilir.
Lif, tohum, sanayi amaçlı kenevir ekimi ile esrar amaçlı ekim nasıl ayrılır?
Hukuken ayrım, ekimin amacı ve fiili kullanım şekline göre yapılıyor:
-
Lif, tohum, sanayi amaçlı ekim:
-
Sadece Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verilen il/ilçelerde,
-
Resmi başvuru, ÇKS kaydı, kroki vb. belgelerle,
-
THC oranı düşük, endüstriyel çeşitlerle yapılan,
-
Üretim süreci ve hasadı denetlenen ekimdir.
-
Esrar amaçlı ekim:
-
İzin alınmaksızın veya izinli görünse bile fiilen esrar üretmeye yönelik,
-
Genellikle gizli, kapalı alanlarda ya da kontrolü zor yerlerde yapılan,
-
Bitkinin çiçekli kısımlarından uyuşturucu madde elde etmeye odaklanan ekimdir.
Yargıtay, ekimin amacını belirlerken; kök sayısı, bakım düzeyi, sulama–gübreleme, ele geçen esrar miktarı ve sanığın kullanım alışkanlığını birlikte değerlendiriyor.
Ev bahçesinde veya saksıda kenevir yetiştirmek de suça girer mi?
Evet. Ev bahçesinde, balkonda, saksıda, serada kenevir yetiştirmek de, izin yoksa “izinsiz kenevir ekme suçu” kapsamına girebilir. Burada “tarla” ya da “küçük saksı” ayrımı yapılmıyor; önemli olan:
- Bitkinin hint keneviri olması,
- Ekim için resmi izin bulunmaması,
- Özellikle esrar elde etmeye elverişli kısımların yetiştirilmesi.
Nitekim Yargıtay, evde saksıda 20–30 kök civarında kenevir yetiştirilmesi halinde dahi, olayın özelliklerine göre esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme veya yalnızca kendi kullanımı için kenevir ekme suçunun oluşabileceğini kabul ediyor.
Dolayısıyla “birkaç kök, hobi olsun” ya da “sadece kendi içim için” şeklindeki gerekçeler, izin alınmadığı sürece hukuken koruma sağlamıyor; aksine suçun niteliğinin tespitinde aleyhe delil olarak değerlendirilebiliyor.
İzinsiz kenevir ekme suçunun yasal dayanakları nelerdir?
Türkiye’de izinsiz kenevir ekme suçu, esas olarak 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun 188 ve 191. maddeleri üzerinden değerlendirilir. Kenevir ekimi, tek başına özel bir düzenlemeye tabi tutulmuş, ancak ortaya çıkan ürünün niteliğine göre uyuşturucu madde imal ve ticareti ya da kullanmak için bulundurma suçlarıyla da bağlantı kurulmuştur. Bu nedenle hem özel kanun (2313) hem de TCK birlikte okunur.
2313 sayılı Kanun’un 23. maddesinde kenevir ekimi nasıl düzenleniyor?
2313 sayılı Kanun’un 23. maddesi, kenevir ekimini “izinli” ve “izinsiz” olarak ayıran temel hükümdür. Özetle:
- Kenevir, yalnızca izin verilen yerlerde ve amaçlarla ekilebilir.
- Lif, tohum, sap gibi sanayi ve tarımsal amaçlı kenevir ekimi için Tarım Bakanlığı’nın belirlediği usule göre izin alınması gerekir.
- Bu izne aykırı olarak veya hiç izin almadan kenevir eken kişi, “izinsiz kenevir ekme suçu” işlemiş sayılır.
Madde, izinsiz ekim yapanlar hakkında hapis ve adli para cezası öngörür; ayrıca ekili kenevirlerin zoralımı ve imhası da düzenlenir. Önemli nokta, burada suçun oluşması için mutlaka esrar elde edilmiş olması gerekmemesidir; sırf izinsiz ekim fiili bile 2313/23 kapsamında suç kabul edilir.
TCK 188 ile izinsiz kenevir ekme suçu hangi durumda birleşiyor?
TCK 188, “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” suçunu düzenler. İzinsiz kenevir ekimi, bazı durumlarda bu maddeyle iç içe geçebilir:
- Kişi keneviri, esrar elde etmek ve bunu satmak, dağıtmak, ticaretini yapmak amacıyla ekiyorsa, artık sadece 2313/23’ten değil, TCK 188’den de sorumluluk gündeme gelir.
- Uygulamada, sanığın ekim miktarı, bakım şekli, ele geçen esrar miktarı, paketleme tarzı, iletişim kayıtları gibi unsurlar ticari amaç olup olmadığını belirlemede kullanılır.
- Eğer ekim, açıkça ticari nitelikte ise, çoğu durumda TCK 188 ön plana çıkar, 2313’teki izinsiz ekim hükmü ise ya ayrıca hükme esas alınmaz ya da tali nitelikte değerlendirilir. Bu, somut olaya ve Yargıtay’ın içtihatlarına göre değişebilir.
Kısaca, ticari amaçlı, geniş ölçekli ve esrar üretimine yönelmiş kenevir ekimi, izinsiz ekim suçunu aşarak “uyuşturucu madde imal ve ticareti” kapsamında daha ağır cezalarla karşılaşılmasına yol açabilir.
TCK 191 ile “kullanmak için uyuşturucu bulundurma” ile ilişkisi nedir?
TCK 191, “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma” suçunu düzenler. İzinsiz kenevir ekimi ile bu madde arasındaki ilişki özellikle “sadece kendi kullanımı için eken” kişiler bakımından önemlidir.
Genel yaklaşım şöyle özetlenebilir:
- Kişi keneviri sadece kendi esrar ihtiyacını karşılamak için, sınırlı sayıda ve ticari görünüm taşımayacak şekilde ekiyorsa, Yargıtay uygulamasında bu durum çoğu kez TCK 191 kapsamında değerlendirilir.
- Buna rağmen, 2313/23’teki izinsiz ekim suçu teknik olarak yine oluşur. Ancak mahkemeler, olayın tüm özelliklerine bakarak ya yalnızca TCK 191’den hüküm kurmakta ya da iki düzenleme arasındaki ilişkiyi “özel-genel norm” veya “fikri içtima” çerçevesinde çözüp daha uygun olan hükmü uygulamaktadır.
- TCK 191’de, tedavi ve denetimli serbestlik, cezanın ertelenmesi gibi daha çok “kullanıcıyı topluma kazandırmaya” dönük mekanizmalar bulunduğu için, kişisel kullanım amaçlı sınırlı ekimlerde bu maddeye yönelme eğilimi daha fazladır.
Sonuç olarak, izinsiz kenevir ekme fiili, amacına ve kapsamına göre üç farklı hatta oturabilir: yalnızca 2313/23 (sırf izinsiz ekim), TCK 191 (kullanım amaçlı sınırlı ekim) veya TCK 188 (ticari, yoğun ekim ve esrar üretimi). Somut olayın ayrıntıları, hangi hükmün uygulanacağını belirleyen en kritik unsurdur.
Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçu nasıl değerlendirilir?
Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçu, Türk hukukunda hem özel kanun (2313 sayılı Kanun) hem de Türk Ceza Kanunu hükümleriyle bağlantılı şekilde ele alınır. Uygulamada en kritik nokta, ekimin amacının ne olduğu ve bu ekimden esrar üretimine geçilip geçilmediğidir. Yargıtay kararları da değerlendirmeyi büyük ölçüde bu iki eksen üzerinde yapıyor.
Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekmenin unsurları nelerdir?
Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçundan söz edebilmek için genel olarak şu unsurlar aranır:
- Konu: Uyuşturucu özelliği taşıyan kenevir bitkisi ekilmiş olmalıdır. Lif, tohum veya sanayi amaçlı izinli ekim kapsamına girmemelidir.
- Fiil: Toprağa tohum atma, fide dikme, mevcut keneviri büyütme amacıyla ekim yapılması gerekir. Sadece yabani olarak çıkan keneviri koparmamak tek başına “ekim” sayılmaz; ama bakım yapılması (sulama, çapalama vb.) ekim fiilinin devamı gibi değerlendirilir.
- Kast: Failin amacı esrar elde etmek olmalıdır. Bu amaç;
- Ele geçen esrar,
- Kök sayısı ve bitkilerin boyu,
- Sulama, gübreleme gibi bakım işlemleri,
- Sanığın beyanları gibi delillerle çıkarılır.
- İzinsizlik: Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınmış geçerli bir ekim izni yoksa, ekim izinsiz kabul edilir. İzinli ekim alanında, izin sınırlarını aşan veya uyuşturucu amaçlı kullanılan kısım da ayrıca suç konusu olabilir.
Burada önemli olan, kenevirin gerçekten esrar üretimine elverişli şekilde ekilip ekilmediğidir. Süs bitkisi gibi gösterilen, ancak THC oranı yüksek türlerin evde veya kapalı alanda yetiştirilmesi, çoğu zaman doğrudan esrar amacıyla ekim olarak yorumlanır.
Kenevirin ekimden hasada kadar olan sürecinde suçun oluşumu
İzinsiz kenevir ekme suçu, tohumun toprağa atılmasıyla birlikte tamamlanmış suç haline gelir. Yani bitkinin büyümesi, çiçek açması veya reçine vermesi beklenmez. Ancak:
- Bitkilerin boyu,
- Bakım yapılıp yapılmadığı,
- Etrafında sulama sistemi, gübre, özel aydınlatma gibi düzenekler bulunması,
mahkemenin hem amacı hem de suçun niteliğini belirlemesinde önemli rol oynar.
Süreç kabaca şöyle değerlendirilir:
- Tohum ekildiği anda: İzinsiz kenevir ekme suçu oluşur.
- Bitki büyürken: Suç devam eden bir nitelik kazanır; her bakım işlemi, kastı güçlendiren birer delil sayılır.
- Hasat aşamasına gelindiğinde: Eğer bitki çiçeklenmiş, reçine oluşmuş ve koparma/kurutma gibi işlemler başlamışsa, artık esrar elde etmeye yönelik hazırlık değil, çoğu zaman uyuşturucu madde imaline teşebbüs veya tamamlanmış imal tartışması gündeme gelir.
Bu nedenle, aynı dosyada hem izinsiz ekim hem de uyuşturucu madde imal/ticaret/kullanım suçları birlikte değerlendirilebilir. Hangi maddenin uygulanacağı, olayın geldiği aşamaya göre belirlenir.
Kenevir koparıldığında hangi durumda TCK 188, hangi durumda TCK 191 uygulanır?
Kenevir bitkisi koparıldığında artık sadece “ekim” değil, elde edilen ürünün ne amaçla kullanıldığı önem kazanır. Burada temel ayrım:
- TCK 188: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
- TCK 191: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma / satın alma / kabul etme
arasındadır.
Genel hatlarıyla uygulama şu şekilde özetlenebilir:
- Koparılan kenevirden elde edilen esrarın miktarı, paketlenme şekli, tartı aleti, hassas terazi, çok sayıda poşet, para trafiği, başkalarına satışa dair deliller varsa, fiil çoğunlukla TCK 188 (ticaret veya imal) kapsamında değerlendirilir.
- Miktar görece azsa, sanığın kullanıcı olduğuna dair beyanları, daha önceki kullanım alışkanlığı, idrar/tahlil sonuçları ve dosya kapsamı bu yönde ise, koparılan kenevirden elde edilen esrar TCK 191 (kullanmak için bulundurma) kapsamında kalabilir.
- Sadece birkaç kök kenevir ekilmiş, koparılan kısımlar kurutulup kişisel kullanım için saklanmış ve satışa dair emare yoksa, Yargıtay çoğu kez kullanmak için bulundurma yönünde değerlendirme yapmaktadır.
- Buna karşılık, kök sayısı çok yüksek, ekim alanı geniş, bitkiler profesyonelce yetiştirilmiş ve koparılan kısımlardan satışa elverişli miktarda esrar elde edilebilecek durumdaysa, sanık “sadece içiyorum” dese bile mahkemeler genellikle TCK 188 yönünde hüküm kurar.
Özetle, kenevirin koparılmasıyla birlikte dosya, yalnızca “izinsiz ekim” olmaktan çıkar; elde edilen esrarın miktarı, kullanım şekli ve ticari emareler dikkate alınarak TCK 188 mi, TCK 191 mi uygulanacağı belirlenir. Bu ayrım, ceza miktarı bakımından çok büyük fark yarattığı için, olayın tüm ayrıntılarının dosyaya doğru şekilde yansıtılması ve hukuki nitelendirmenin buna göre yapılması hayati önem taşır.
Sadece kendi kullanımı için kenevir ekme ile ticari amaçlı ekim nasıl ayırt edilir?
Kenevir ekiminin “sadece kişisel kullanım” mı yoksa “ticari amaçlı” mı olduğu, tek bir kritere bakılarak değil, olayın tüm özellikleri birlikte değerlendirilerek belirlenir. Mahkemeler özellikle şu noktalara dikkat eder: ekilen kenevir kökü sayısı, bitkilerin boyu ve verim potansiyeli, sanığın esrar kullanım alışkanlığı, ele geçen hazır esrar miktarı, ekim yapılan alanın büyüklüğü ve sulama, gübreleme gibi bakım düzeyi.
Genel yaklaşım şu şekildedir:
- Kısa süreli ve makul bir kişisel kullanım ihtiyacını karşılayacak sayıda, bakımı sınırlı, çoğu zaman evin bahçesinde veya küçük bir alanda ekim varsa “kullanmak için” ekimden söz edilebilir.
- Çok sayıda kök, düzenli sulama, gübreleme, profesyonel aydınlatma, damlama sistemi, serada yetiştirme gibi unsurlar varsa, bu durum çoğunlukla ticari amaçlı ekim lehine yorumlanır.
Yani “kişisel kullanım” savunması, ancak miktar, koşullar ve kişinin kullanım alışkanlığı ile uyumluysa kabul görür. Aksi halde, ekim faaliyeti uyuşturucu madde ticareti veya en azından ticarete elverişli miktarda uyuşturucu üretme kapsamında değerlendirilir.
Kök sayısına ve miktara göre kişisel kullanım sınırı nasıl belirleniyor?
Türk hukukunda kanun metninde “şu kadar köke kadar kişisel kullanım sayılır” şeklinde açık bir rakam yoktur. Sınır, uygulamada bilirkişi raporları ve Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiştir. Bilirkişiler, ekili kenevirin ortalama verimini, sanığın günlük veya haftalık kullanım miktarını ve bu miktarın ne kadar süre yeteceğini hesaplar.
Değerlendirmede genellikle şu sorulara yanıt aranır:
- Bu kadar kenevirden elde edilecek esrar, makul bir süre için kişisel tüketime mi yoksa çok daha fazlasına mı yetecek?
- Sanığın beyan ettiği kullanım sıklığı ve miktarı, elde edilebilecek esrarla örtüşüyor mu?
- Aynı kişi daha önce uyuşturucu ticareti veya temini ile ilgili kayda konu olmuş mu?
Bu nedenle kök sayısı tek başına belirleyici değildir; kök sayısı, bitkilerin gelişim düzeyi ve sanığın kullanım alışkanlığı birlikte değerlendirilir.
Yargıtay kararlarına göre 20 kök sınırı ne anlama geliyor?
Uygulamada sıkça duyulan “20 kök” sınırı, doğrudan kanundan değil, Yargıtay’ın birçok kararında benimsediği ölçüden kaynaklanır. Yargıtay, yaklaşık 20 köke kadar olan ekimlerde, başka olumsuz emare yoksa, çoğu kez bunu kişisel kullanım amacıyla kenevir ekimi olarak kabul etmeye daha yatkındır. Ancak bu, mutlak bir kural değildir.
Örneğin:
- 20 kökün altında olsa bile, profesyonel sera düzeni, çok sayıda önceki sabıka, satışa yönelik paketleme malzemeleri gibi unsurlar varsa, ticari amaçlı ekim veya uyuşturucu ticareti suçu gündeme gelebilir.
- 20 kökün biraz üzerinde olsa bile, kişinin yoğun kullanıcı olması, başka ticaret emaresi bulunmaması, ekimin ev bahçesinde ve ilkel koşullarda yapılması gibi durumlarda, yine kişisel kullanım lehine yorum yapılabildiği kararlar vardır.
Dolayısıyla “20 kök” daha çok bir uygulama eşiği ve başlangıç göstergesi olarak görülür; her dosyada somut olayın özellikleriyle birlikte değerlendirilir.
Kişisel kullanım sınırı aşılırsa suçun niteliği nasıl değişir?
Mahkeme, ekilen kenevir miktarının ve elde edilebilecek esrarın kişisel kullanım sınırını aştığı kanaatine varırsa, suçun niteliği ağırlaşır. Bu durumda:
- Sadece izinsiz kenevir ekme (2313 sayılı Kanun m.23) ve/veya kullanmak için uyuşturucu bulundurma (TCK 191) yerine,
- Uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu (TCK 188) gündeme gelebilir.
Özellikle şu senaryolar önemlidir:
- Kenevir ekimi, açıkça esrar elde etmeye elverişli ve miktar çok fazlaysa, henüz satış yakalanmamış olsa bile, Yargıtay çoğu kez TCK 188 kapsamında “ticarete elverişli miktarda uyuşturucu üretme” yönünde değerlendirme yapmaktadır.
- Kişisel kullanım sınırını aşan miktar, fakat satışa dair somut delil yoksa, bazı dosyalarda hem izinsiz kenevir ekme hem de TCK 191 kapsamında değerlendirme yapılabildiği görülür; ancak yüksek miktar çoğu zaman TCK 188 lehine yorumlanır.
Sonuç olarak, kişisel kullanım sınırının aşılması, hem uygulanacak maddeyi hem de ceza aralığını ciddi biçimde değiştirir. Bu nedenle kök sayısı, elde edilebilecek esrar miktarı ve sanığın kullanım alışkanlığı, savunma stratejisinde kritik öneme sahiptir. Özellikle sınırda kalan dosyalarda, ayrıntılı bilirkişi raporu ve Yargıtay içtihatlarına uygun hukuki değerlendirme, sonucu doğrudan etkileyebilir.
İzinsiz kenevir ekme suçunun cezası ne kadar, nasıl hesaplanır?
İzinsiz kenevir ekme suçunun cezası, esas olarak 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un 23. maddesine göre belirlenir. Ancak olayın niteliğine göre TCK 188 (uyuşturucu ticareti) ve TCK 191 (kullanmak için bulundurma) da devreye girebilir. Bu yüzden ceza hesabı yapılırken hem hangi kanunun uygulanacağı hem de kenevirin ne amaçla ekildiği önemlidir.
Genel çerçeve şöyle özetlenebilir:
- Sadece izinsiz kenevir ekme söz konusuysa 2313 sayılı Kanun’a göre ceza verilir.
- Ekim, esrar elde edip satma veya başkalarına verme amacıyla yapılmışsa TCK 188 devreye girer ve ceza çok daha ağır hale gelir.
- Ekim, yalnızca kişisel kullanım amacıyla ise çoğu durumda TCK 191 kapsamında değerlendirilir; tedavi / denetimli serbestlik gibi seçenekler gündeme gelebilir.
Aşağıda bu başlıklar biraz daha somutlaştırılmıştır.
2313 sayılı Kanun’a göre temel ceza aralıkları nelerdir?
2313 sayılı Kanun’un 23. maddesi, izinsiz kenevir ekme fiilini özel olarak düzenler. Maddede özetle, izin almadan veya izne aykırı şekilde kenevir eken kişi hakkında:
- Hapis cezası
- Adli para cezası
öngörülür ve bu cezalar genellikle birlikte uygulanır. Hapis cezası alt ve üst sınırları ile para cezasının miktarı, kanun metninde açıkça gösterilmiştir; hâkim bu aralık içinde, somut olaya göre temel cezayı belirler.
Temel ceza belirlenirken özellikle şu hususlar dikkate alınır:
- Ekim yapılan kenevir miktarı ve kök sayısı
- Ekim alanının büyüklüğü
- Ekim amacının kişisel kullanım mı, ticari mi olduğuna dair işaretler
- Sanığın kastı, sabıkası, soruşturma sürecindeki tutumu
Hâkim önce kanundaki alt ve üst sınırlar arasında temel cezayı belirler, ardından TCK’nın genel hükümlerine göre takdiri indirim veya artırımları uygular.
Hem kenevir ekme hem de uyuşturucu ticareti söz konusuysa kaç ayrı ceza verilir?
Kenevir ekimi, esrar elde edip satmak veya başkalarına vermek amacıyla yapılmışsa, uygulamada çoğu kez şu ayrım yapılır:
-
Sadece ekim fiili tespit edilmiş, henüz esrar elde edilmemişse: Genellikle 2313 sayılı Kanun’un 23. maddesi uygulanır. Ancak ekimin açıkça ticari amaçlı olduğu, miktarın çok yüksek olduğu durumlarda TCK 188 yönünden de değerlendirme yapılabilir.
-
Ekimden esrar elde edilmiş ve bu esrarın satışı, başkasına verilmesi, nakli gibi fiiller de gerçekleşmişse: Bu durumda çoğunlukla TCK 188 (uyuşturucu ticareti) esas alınır. Kenevir ekme fiili, ticaret suçunun içinde “ön hazırlık” niteliğinde kabul edilip ayrıca cezalandırılmayabilir. Ancak bazı dosyalarda, ekim fiili ayrı bir suç olarak da değerlendirilip hem 2313 sayılı Kanun’a göre hem de TCK 188’e göre ceza verilmesi tartışma konusu olabilmektedir. Burada Yargıtay’ın güncel içtihatları ve olayın özellikleri belirleyici olur.
Özetle, ticaret suçu oluşmuşsa çoğu zaman asıl ağır yaptırım TCK 188’den gelir; izinsiz ekim ya bu suçun içinde erir ya da ayrıca hüküm kurulup içtima kuralları uygulanır.
Adli para cezası, hapis cezası ve güvenlik tedbirleri nasıl birlikte uygulanır?
İzinsiz kenevir ekme suçunda:
- Hapis cezası temel yaptırımdır.
- Buna ek olarak adli para cezası da hükmedilebilir; hâkim, gün sayısını ve bir gün karşılığı miktarı belirleyerek toplam para cezasını hesaplar.
- Eğer TCK 188 kapsamında uyuşturucu ticareti de söz konusuysa, hapis cezası çok daha yüksek aralıklara çıkar ve para cezası da katlanarak artar.
Bunlara ek olarak:
- Sanığın uyuşturucu madde bağımlılığı varsa, TCK 191 veya ilgili hükümler çerçevesinde tedavi ve denetimli serbestlik gibi güvenlik tedbirleri gündeme gelebilir.
- Suçtan elde edilen kazanç, araç, ekipman, ekim yapılan malzeme gibi unsurlar hakkında müsadere (zoralım) kararı verilebilir.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme, seçenek yaptırımlar gibi imkânlar ise verilen cezanın süresine, sanığın sabıkasına ve mahkemenin takdirine bağlıdır.
Sonuç olarak, izinsiz kenevir ekme suçunda ceza hesabı, yalnızca “kaç yıl hapis” sorusuyla sınırlı değildir. Hapis, adli para cezası ve güvenlik tedbirleri birlikte değerlendirilir; ekim amacı ve miktar, hangi kanun maddesinin uygulanacağını ve toplam yaptırımın ağırlığını doğrudan etkiler. Bu nedenle somut dosya üzerinden, güncel içtihatlar ışığında profesyonel hukuki destek almak pratikte büyük önem taşır.
İzinsiz kenevir ekimi tespit edildiğinde süreç nasıl işliyor?
İzinsiz kenevir ekimi tespit edildiğinde süreç, genelde kolluğun (polis/jandarma) ilk işlemleriyle başlar, savcılığın soruşturma talimatlarıyla devam eder ve deliller toplandıktan sonra iddianame düzenlenip mahkeme aşamasına geçilir. Bu süreçte hem 2313 sayılı Kanun hem de Türk Ceza Kanunu (özellikle TCK 188 ve 191) dikkate alınır. Aşağıda, uygulamada en sık görülen adımlar sadeleştirilmiş şekilde özetlenmiştir.
Kolluk ve savcılık kenevir tespitinde hangi adımları izler?
Kenevir ekimiyle ilgili ihbar, şüpheli koku, dronla tarama, devriye ya da başka bir soruşturma sırasında rastlantısal bulgu olabilir. Tespit edildiğinde genellikle şu yol izlenir:
-
Olay yerine intikal ve ilk tespit Kolluk, ekim alanını tespit eder, alanın fotoğraf ve video kaydını alır, kenevir olduğu değerlendirilen bitkilerin sayısını, boylarını ve ekim düzenini kabaca not eder. Çoğu dosyada olay yeri tutanağına bu bilgiler ayrıntılı yazılır.
-
Cumhuriyet savcısına bilgi verilmesi Kolluk, durumu derhal nöbetçi savcıya bildirir. Savcı, arama, el koyma, gözaltı, numune alma, bilirkişi incelemesi gibi işlemler için talimat verir. Konut veya eklentilerinde arama yapılacaksa kural olarak hakim/savcı kararı aranır; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde sonradan onaya sunulan arama kararları da görülebilir.
-
Olay yeri incelemesi ve numune alma Bitkilerin bir kısmı numune olarak alınır, geri kalanı genellikle yerinde sayılır ve tutanağa bağlanır. Numuneler kriminal laboratuvara gönderilir ve gerçekten kenevir olup olmadığı, THC oranı gibi hususlar raporlanır. Bu rapor, suçun niteliğinin belirlenmesinde önemli delildir.
-
Şüphelinin tespiti ve ifadesi Arazi kime ait, kim kullanıyor, kim bakım yapıyor, sulama, gübreleme kim tarafından yapılıyor gibi sorular araştırılır. Tapu kayıtları, kira sözleşmeleri, komşu beyanları, kamera kayıtları gibi deliller toplanır. Şüpheli veya şüpheliler tespit edilirse ifadeleri alınır; ekim amacı, kullanım alışkanlığı, daha önceki sabıka durumu gibi hususlar sorulur.
-
Savcılık soruşturması ve iddianame Tüm deliller toplandıktan sonra savcı, fiilin 2313 sayılı Kanun kapsamındaki “izinsiz kenevir ekme” suçu mu, yoksa TCK 188 kapsamında “uyuşturucu ticareti” ile bağlantılı mı, ya da TCK 191 kapsamında “kullanmak için bulundurma” ile mi ilişkili olduğuna karar verir ve buna göre iddianame düzenler.
Kenevirlerin imhası ve ekim alanının belirlenmesi nasıl yapılır?
Kenevir bitkileri, uyuşturucu madde üretiminde kullanılma ihtimali nedeniyle uzun süre muhafaza edilmez. Uygulamada şu yol izlenir:
-
Sayım ve ölçüm Önce dikili kenevirlerin kök sayısı, boyları, sıralar halinde ekilip ekilmediği, aralarındaki mesafe gibi ayrıntılar tutanakla tespit edilir. Bu, kişisel kullanım mı yoksa ticari amaç mı tartışmasında önem taşır.
-
Numune ayrılması Bilirkişi incelemesi için yeterli miktarda bitki numune olarak alınır. Numunenin hangi kökten, hangi sıradan alındığı da genellikle belirtilir. Numuneler mühürlenir ve laboratuvara gönderilir.
-
İmha işlemi Geri kalan kenevirler, çoğu dosyada savcı talimatıyla yerinde sökülerek yakma veya gömme suretiyle imha edilir. İmha işlemi sırasında hazır bulunan görevlilerce imha tutanağı düzenlenir; tarih, saat, yer, imha yöntemi ve yaklaşık miktar yazılır, imzalanır.
-
Ekim alanının belirlenmesi Ekim alanının sınırları, kroki, fotoğraf, GPS koordinatı veya uydu görüntüsü ile kayıt altına alınabilir. Bu, özellikle geniş tarlalarda, kimin sorumlu olduğunun ve ekim yoğunluğunun belirlenmesi açısından önemlidir. Tarla birden fazla kişi tarafından kullanılıyorsa, her birinin sorumluluğu ayrıca değerlendirilir.
Bu kayıtlar, yargılama aşamasında hem suçun oluşup oluşmadığı hem de cezanın alt-üst sınırdan belirlenmesi bakımından mahkeme tarafından dikkate alınır.
Görevli mahkeme hangi durumda asliye ceza, hangi durumda ağır ceza olur?
İzinsiz kenevir ekimiyle ilgili davalarda görevli mahkemenin belirlenmesi, isnat edilen suçun hangi kanun maddesine dayandığına ve öngörülen ceza miktarına göre yapılır:
-
Sadece 2313 sayılı Kanun’a göre “izinsiz kenevir ekme” Fiil, esrar elde etme veya ticaret amacıyla bağlantılandırılmadan, salt izinsiz ekim olarak değerlendirilmişse ve iddianame bu suçla sınırlıysa, genellikle asliye ceza mahkemesi görevlidir. Çünkü bu suç için öngörülen hapis cezası, ağır ceza mahkemesinin görev sınırının altında kalır.
-
TCK 188 kapsamında “uyuşturucu ticareti” ile bağlantılı ekim Ekim, doğrudan uyuşturucu madde üretip satma, başkalarına verme, sevk etme gibi TCK 188 kapsamındaki fiillerle birlikte değerlendirilirse, bu kez suçun temel ağırlığı TCK 188’e kayar. TCK 188’de öngörülen cezalar oldukça yüksek olduğundan, bu durumda ağır ceza mahkemesi görevli olur. İzinsiz ekim, çoğu zaman bu suçla birlikte değerlendirilir veya içtima kuralları çerçevesinde göz önüne alınır.
-
TCK 191 kapsamında “kullanmak için bulundurma” ile bağlantılı haller Ekim, yalnızca kişinin kendi kullanımı için sınırlı sayıda kenevir yetiştirmesi olarak görülür ve dosya TCK 191 çerçevesinde ele alınırsa, bu suç bakımından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Burada tedavi ve denetimli serbestlik gibi seçenekler de gündeme gelebilir.
Özetle, dosyada TCK 188 (uyuşturucu ticareti) varsa ağır ceza mahkemesi; yalnızca 2313 sayılı Kanun’daki izinsiz ekim veya TCK 191 (kullanmak için bulundurma) söz konusuysa asliye ceza mahkemesi görevli kabul edilir. Ancak her somut olayda, iddianamede hangi suçların isnat edildiğine ve sevk maddelerine bakmak gerekir.
İzinsiz kenevir ekme suçunda sık görülen deliller ve ispat sorunları
Kenevir kök sayısı, boyu ve bakım işlemleri delil olarak nasıl değerlendirilir?
İzinsiz kenevir ekme suçunda mahkemeler için ilk bakılan unsurlardan biri kök sayısıdır. Kenevir köklerinin adedi, ekimin kişisel kullanım mı yoksa ticari amaçlı mı olduğuna dair önemli bir gösterge kabul edilir. Yargıtay kararlarında, özellikle 20 kök ve üzeri sayılarda, çoğu zaman kişisel kullanım savunmasına daha şüpheyle yaklaşılmakta; sayı arttıkça ticari amaç ihtimali güçlenmektedir. Ancak tek başına kök sayısı yeterli görülmez, mutlaka diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Bitkinin boyu ve gelişim aşaması da önemlidir. Yeni filizlenmiş, birkaç santimetrelik fideler ile boyu 1–2 metreyi bulmuş, çiçeklenme dönemine girmiş kenevir aynı şekilde yorumlanmaz. Gelişmiş, reçine oluşumu başlamış, hasada yaklaşmış bitkilerde esrar elde etme kastının daha belirgin olduğu kabul edilir.
Ayrıca bakım işlemleri (sulama sistemi kurulması, gübreleme, budama, sera ortamı, özel aydınlatma, havalandırma, zamanlayıcılar vb.) ekimin ciddiyetini ve sürekliliğini gösteren deliller olarak değerlendirilir. Ne kadar profesyonel ve özenli bir yetiştirme faaliyeti varsa, o kadar çok “bilinçli, planlı ekim” kanaati oluşur. Buna karşılık, bakımsız, gelişmemiş birkaç kök için sanığın lehine yorum yapılabildiği kararlar da vardır.
Ele geçen esrar miktarı ile dikili kenevir birlikte nasıl yorumlanır?
Uygulamada çoğu dosyada hem dikili kenevir hem de sanığın üzerinde veya evinde ele geçen kurutulmuş esrar birlikte bulunur. Bu durumda mahkemeler, iki grubu birbirinden kopuk değil, bir bütünün parçaları olarak değerlendirir.
Örneğin, sanığın evinde kişisel kullanım sınırına yakın miktarda esrar, bahçesinde ise az sayıda kenevir varsa, bu tablo genellikle “kendi ihtiyacını karşılamak için ekim” lehine yorumlanabilir. Buna karşılık, hem yüksek miktarda esrar hem de çok sayıda, bakımlı, hasada yakın kenevir tespit edilirse, ticari amaçla uyuşturucu madde üretme şüphesi güçlenir ve TCK 188 yönünden değerlendirme gündeme gelir.
Bir diğer nokta, ele geçen esrarın THC oranı, paketlenme şekli ve tartıya uygun halde bulunup bulunmadığıdır. Çok sayıda küçük paket, hassas terazi, boş poşetler gibi unsurlar, dikili kenevirle birlikte değerlendirildiğinde, “satışa hazırlık” delili olarak kabul edilebilir. Buna karşılık, tek parça halinde, ev içinde saklanan, yanında satışa elverişli malzeme bulunmayan esrar, kişisel kullanım iddiasını destekleyebilir.
Sanığın beyanı ve kullanım alışkanlığı kararı ne kadar etkiler?
Bu suçta sanığın beyanı ve özellikle “ne kadar süredir, ne sıklıkla uyuşturucu kullandığı” yönündeki açıklamaları, delillerle uyumlu olduğu sürece oldukça etkili olabilir. Kişinin uzun süredir esrar kullandığını, günde ne kadar tükettiğini, daha önce satın almak zorunda kaldığı için kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla ektiğini söylemesi, tek başına yeterli olmasa da, diğer delillerle örtüşüyorsa mahkeme tarafından dikkate alınır.
Yargıtay, birçok kararında, kullanım alışkanlığının tıbbi raporlar, önceki soruşturmalar, tanık anlatımları ve ele geçen miktarlarla desteklenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Sadece “içiciyim” demek, özellikle yüksek kök sayısı ve ciddi miktarda esrar varken, genellikle inandırıcı bulunmaz.
Öte yandan, sanığın çelişkili ifadeleri, ekim yerini gizlemeye çalışması, kenevirlerin kendisine ait olmadığını söyleyip sonra kabul etmesi gibi durumlar, aleyhe yorumlanabilir. Buna karşılık, baştan itibaren tutarlı, ayrıntılı ve teknik delillerle uyumlu bir savunma, hem suçun niteliğinin (kullanım / ticaret ayrımı) belirlenmesinde hem de ceza miktarında önemli rol oynar. Bu nedenle, sanığın beyan stratejisi ve kullanım alışkanlığını ispatlayacak belgelerin toplanması, savunmanın en kritik noktalarından biridir.
Bu suçta şikâyet, uzlaşma, etkin pişmanlık ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
İzinsiz kenevir ekme suçu şikâyete bağlı mı, resen mi soruşturulur?
İzinsiz kenevir ekme suçu, uyuşturucu maddeyle bağlantılı bir suç olduğu için şikâyete bağlı değildir, resen soruşturulur. Yani herhangi bir kişinin şikâyetçi olmasına gerek olmadan, kolluk kuvvetleri veya savcılık durumu öğrendiği anda soruşturma başlatmakla yükümlüdür.
Komşu ihbarı, jandarma devriyesinin tespiti, dron veya helikopter taraması, başka bir soruşturma sırasında rastlanması gibi her durumda savcılık kendiliğinden harekete geçer. Mağdur kavramı bulunmadığı için, “şikâyetimi geri aldım” denilmesi de süreci durdurmaz.
Uzlaşma kapsamına girer mi, hangi hallerde mümkün olmaz?
İzinsiz kenevir ekme suçu, uzlaşma kapsamındaki suçlardan değildir. Uyuşturucu madde imal ve ticaretiyle bağlantılı kabul edilen bu fiiller, kamu düzenini ilgilendirdiği için tarafların kendi aralarında anlaşmasıyla dosyanın kapanmasına izin verilmez.
Ayrıca, kenevir ekimi çoğu zaman TCK 188 (uyuşturucu ticareti) veya TCK 191 (kullanmak için bulundurma) ile birlikte değerlendirildiğinden, bu suçların da uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle hiçbir kombinasyonda uzlaşma uygulanmaz.
Etkin pişmanlık, kendi rızasıyla bildirme gibi indirim imkânları var mı?
Klasik anlamda “etkin pişmanlık” kurumu, daha çok uyuşturucu ticareti yapanların örgütü, tedarik zincirini, diğer failleri ortaya çıkarması halinde gündeme gelir. Kenevir ekme suçunda ise uygulamada iki önemli hafifletici durum öne çıkar:
- Kendi rızasıyla bildirme / yakalanmadan önce ihbar: Kişi, ekim yaptığını yetkililere kendisi bildirir, kenevirleri gösterir ve imha edilmesine yardımcı olursa, mahkeme bunu lehine ciddi bir indirim sebebi olarak değerlendirebilir.
- Soruşturma aşamasında işbirliği: Ekim alanını, tohum kaynağını, varsa alıcıları açıklaması, pişmanlık göstermesi, sabıkasız oluşu gibi unsurlar cezada alt sınıra yaklaşılmasını sağlayabilir.
Bunlar kanunda “etkin pişmanlık” başlığı altında açıkça düzenlenmiş olmasa da, takdiri indirim ve cezanın bireyselleştirilmesi kapsamında önemli rol oynar.
HAGB ve erteleme kararı verilebilmesi için hangi şartlar aranır?
İzinsiz kenevir ekme suçunda HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) ve cezanın ertelenmesi teorik olarak mümkündür; ancak her olayda otomatik uygulanmaz. Genel olarak şu şartlar aranır:
- Verilen hapis cezasının 2 yıl veya altında olması (HAGB için),
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunmaması,
- Mahkemenin, sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması,
- Zarar doğmuşsa bunun giderilmesi (çoğu kenevir ekimi dosyasında doğrudan maddi zarar bulunmaz, ancak imha masrafları veya kamusal zarar tartışılabilir),
- Sanığın duruşmadaki tutumu, pişmanlık göstermesi, sabıkasızlık, sosyal çevre ve kişisel özelliklerinin olumlu değerlendirilmesi.
Cezanın ertelenmesinde ise:
- Verilen hapis cezasının 2 yıl veya altında olması,
- Sanığın daha önce 3 aydan fazla hapis cezasına mahkûm olmamış olması,
- Mahkemenin sanığın kişiliği ve suç sonrası davranışlarına bakarak ertelemenin uygun olduğuna karar vermesi gerekir.
Özetle, izinsiz kenevir ekme suçunda dosyanın içeriği, kök sayısı, amaç, sanığın geçmişi ve yargılama sürecindeki tavrı, HAGB veya erteleme gibi sonuçların uygulanıp uygulanmayacağını doğrudan etkiler. Bu nedenle, daha soruşturmanın başından itibaren profesyonel hukuki yardım almak, ileride bu tür lehe kurumların kullanılabilmesi açısından büyük önem taşır.
İzinsiz kenevir ekme suçunda Yargıtay’ın önemli içtihatları
Kişisel kullanım için kenevir ekimi konusunda öne çıkan Yargıtay kararları
Yargıtay, kişisel kullanım için kenevir ekimi ile ticari veya başkasına verme amaçlı ekimi ayırırken özellikle ekim amacı, kök sayısı, bakım durumu ve sanığın kullanım alışkanlığına bakıyor.
Ceza Genel Kurulu’nun 2020/139 sayılı kararında, 2313 sayılı Kanun’un 23/5. fıkrasındaki iki ayrı suç tipine dikkat çekiliyor:
- “Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme”
- “Münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapma”
Kurul, hangi suçun oluştuğunu belirlerken ekimin amacının, sanığın uyuşturucu kullanıp kullanmadığının, ele geçen kök sayısının ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin birçok kararında, başka delil yoksa 20 köke kadar dikili kenevirin kişisel kullanım kapsamında kabul edilebileceği yönünde yerleşik bir uygulama benimsendiği görülüyor. 03.02.2017 tarihli bir kararda, 106 kök kenevirin sulanıp çapalanmış olması ve bu miktardan elde edilecek esrarın kişisel ihtiyacı aşacağı gerekçesiyle, artık kişisel kullanım değil, 2313 sayılı Kanun m.23 kapsamındaki “esrar elde etmek için kenevir ekme” suçunun oluştuğu kabul edilmiştir.
Buna karşılık, çok az sayıda kök (örneğin 5 kök) ve sanığın kullanıcı olduğuna dair bulgu bulunmayan dosyalarda, sadece “izinsiz kenevir ekme” yönünden mahkûmiyet kurulup, TCK 191 kapsamında ayrıca cezalandırmaya gidilmemesi gerektiği yönünde kararlar da vardır.
Esrar elde etmek amacıyla ekim ile kullanmak için ekimin ayrımına dair örnek kararlar
Ceza Genel Kurulu ve 10. Ceza Dairesi, amacın tespiti için bazı kriterler sayıyor:
- Kenevir kök sayısı ve ekim alanının büyüklüğü
- Bitkilerin boyu, bakımı, sulanması, gübrelenmesi
- Sanığın uyuşturucu kullanma alışkanlığı, daha önceki kayıtları
- Ele geçen hazır esrar miktarı ve paketleme şekli
- Sanığın savunmasının hayatın olağan akışına uygunluğu
Ceza Genel Kurulu’nun 2020/139 ve 2021/313 sayılı kararlarında, bu kriterler ayrıntılı biçimde açıklanmış; aynı madde içinde yer alan iki suç tipinin, yaptırımları farklı olduğu için mutlaka somut olaya göre ayrı ayrı tartışılması gerektiği belirtilmiştir.
Örneğin, çok sayıda kök kenevirin tarlada ekili olduğu, düzenli bakım yapıldığı ve sanığın kullanıcı olduğuna dair güçlü bir belirti bulunmadığı dosyalarda, Yargıtay genellikle “esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme” suçunun oluştuğunu kabul ediyor. Buna karşılık, sınırlı sayıda kök, ev bahçesinde veya saksıda ekim, sanığın kullanıcı olduğuna dair beyan ve tıbbi raporlar varsa, “münhasıran kendi kullanımı için” ekimden söz edilip daha düşük yaptırımlı suç tipine yönelme eğilimi görülüyor.
Görevli mahkemenin belirlenmesi hakkında son Yargıtay uygulaması
6545 sayılı Kanun’la 2313 sayılı Kanun’un 23. maddesinde yapılan değişiklikten sonra, esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme ve münhasıran kendi kullanımı için kenevir ekme suçlarının yaptırımları farklılaştı ve bu durum görevli mahkemenin belirlenmesini de etkiledi.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin çeşitli kararlarında, özellikle ceza üst sınırı yüksek olan “esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme” suçunda ağır ceza mahkemesinin, kişisel kullanım için kenevir ekiminde ise asliye ceza mahkemesinin görevli olduğu vurgulanıyor. Görev yanlış belirlendiğinde, kararlar bu nedenle bozuluyor.
Nitekim, Daire’nin bazı içtihatlarında, dosyada ekimin amacının netleştirilmediği, buna rağmen asliye ceza mahkemesinin yargılamaya devam ettiği görülmüş; Yargıtay, önce ekim amacının belirlenmesi, buna göre de görevli mahkemenin tespiti gerektiğini, aksi halde hükmün bozulacağını açıkça ifade etmiştir.
Özetle, Yargıtay’ın güncel yaklaşımında:
- Ekim amacının belirlenmesi hem suç vasfı hem de görevli mahkeme açısından kilit önemdedir.
- 20 kök civarı, tek başına kesin sınır değil; diğer delillerle birlikte kişisel kullanım lehine bir karine olarak değerlendirilmektedir.
- Mahkemeler, bu içtihatlara uygun gerekçeli karar kurmadığında, dosyalar sıklıkla bozulmaktadır.
İzinsiz kenevir ekme suçunda savunma yaparken nelere dikkat edilmeli?
İzinsiz kenevir ekme suçunda savunma, çoğu zaman dosyadaki küçük ayrıntılara dayanır. Ekim amacı, kök sayısı, sanığın kullanım alışkanlığı, arama ve el koyma işlemlerinin usule uygunluğu gibi noktalar doğru anlatılmazsa, dosya çok daha ağır bir suç gibi görünebilir. Bu nedenle savunmada hem maddi olguların hem de hukuki çerçevenin dikkatle ortaya konulması gerekir.
Ekim amacı, miktar ve kullanım alışkanlığının savunmadaki önemi
Bu suçta en kritik tartışma, ekimin hangi amaçla yapıldığıdır. Savunmada özellikle şu üç başlık öne çıkar:
-
Ekim amacı: Kenevirin esrar elde etmek için mi, yoksa sadece kişisel kullanım için mi ekildiği, hatta bazen süs/merak amaçlı ekim iddiaları, suçun niteliğini doğrudan etkiler. Savunmada, sanığın beyanları, yaşam tarzı, daha önceki sabıka durumu, düzenli uyuşturucu kullanıp kullanmadığı gibi unsurlar birlikte anlatılmalıdır.
-
Miktar ve kök sayısı: Kök sayısı, bitkilerin boyu, bakımlı olup olmaması, sulama, gübreleme gibi işlemler, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında “ticari amaç mı, kişisel kullanım mı” ayrımında önemli ölçütler olarak kabul edilir. Savunmada, ele geçen kenevir miktarının sanığın olası kullanım süresiyle uyumlu olup olmadığı, dosyadaki bilirkişi raporlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
-
Kullanım alışkanlığı: Sanığın düzenli kullanıcı olup olmadığı, daha önce hakkında TCK 191 kapsamında işlem yapılıp yapılmadığı, tedavi/denetimli serbestlik geçmişi, sağlık raporları ve gerekirse psikiyatri raporları ile desteklenebilir. Kişisel kullanım savunması yapılıyorsa, bu alışkanlığın somut delillerle ortaya konması önemlidir.
Savunmada amaç, “ticari amaçlı ekim” görüntüsünü kırmak ve dosyayı, mümkünse kişisel kullanım veya daha hafif nitelikte bir suça çekebilmektir. Bunun için de soyut beyanlar yerine, dosyadaki teknik verilerle uyumlu, tutarlı bir anlatım gerekir.
Usule aykırı arama ve el koyma iddialarının sonuca etkisi
Kenevir ekimi dosyalarında deliller çoğunlukla arama, el koyma ve keşif işlemleriyle elde edilir. Bu nedenle, savunmanın en önemli ayaklarından biri de bu işlemlerin usule uygun yapılıp yapılmadığının incelenmesidir.
Şu noktalar özellikle kontrol edilmelidir:
- Arama kararı sulh ceza hâkimi tarafından mı verilmiş, yoksa gecikmesinde sakınca bulunan hâl gerekçelendirilerek savcı emriyle mi yapılmış?
- Konut, bahçe, tarla gibi yerlerde yapılan aramada, kanunun aradığı hazır bulunması gereken kişiler (muhtar, komşu, sanık veya yakını) gerçekten hazır mıydı, tutanağa doğru şekilde geçirildi mi?
- Arama ve el koyma tutanaklarında saat, yer, miktar, kök sayısı, fotoğraf/video tespiti gibi ayrıntılar net mi, çelişki var mı?
- Kenevirlerin sökülmesi, numune alınması, imha işlemleri sırasında usule uygun tutanak düzenlenmiş mi, imha öncesi yeterli numune ayrılmış mı?
Eğer arama veya el koyma işlemi açıkça hukuka aykırı ise, savunmada “hukuka aykırı delil” itirazı mutlaka yapılmalı ve bu delillere dayanılarak mahkûmiyet kurulamayacağı vurgulanmalıdır. Bazı dosyalarda, tek delil hukuka aykırı arama sonucu elde edilen kenevir olduğunda, bu itiraz davanın seyrini tamamen değiştirebilir.
Erken aşamada ceza avukatına başvurmanın neden hayati olduğu
İzinsiz kenevir ekme suçunda çoğu kişi, “zaten birkaç kök, nasıl olsa bir şey olmaz” düşüncesiyle süreci hafife alır ve soruşturmanın ilk aşamalarında avukata başvurmaz. Oysa en kritik beyanlar, genellikle:
- Gözaltı veya ilk ifade sırasında,
- Kollukta alınan tutanaklarda,
- Savcılık sorgusunda
verilir ve bu beyanlar daha sonra geri alınmak istendiğinde, mahkemeler tarafından çoğu zaman “ilk beyan daha samimi” kabul edilir.
Erken aşamada bir ceza avukatına başvurmak:
- Ekim amacı, miktar ve kullanım alışkanlığı konusunda başından itibaren tutarlı bir savunma stratejisi kurulmasını,
- Arama, el koyma, imha ve numune alma işlemlerindeki usulsüzlüklerin zamanında tespit edilip tutanağa geçirilmesini,
- Gerekli görülen hallerde sağlık raporu, tedavi başvurusu, denetimli serbestlik imkânları gibi lehe ihtimallerin erkenden devreye sokulmasını sağlar.
Ayrıca avukat, sanığın gereksiz yere kendini suçlayıcı ayrıntılar vermesini engelleyebilir, sorulara nasıl cevap verilmesi gerektiği konusunda yönlendirme yapabilir. Bu nedenle, izinsiz kenevir ekme şüphesiyle karşılaşıldığında, daha ifade aşamasına geçilmeden profesyonel hukuki yardım alınması, ileride verilecek cezanın türü ve miktarı üzerinde doğrudan etkili olabilir.
Ankara avukatından danışmanlık ve temsil talepleriniz için bizimle iletişime geçin.