+90 507 195 23 23

Duruşma Kaç Saat Sürer?

Yayınlanma: 20 Aralık 2025 • Güncelleme: 18 Ocak 2026 • 22 dk. okuma

Duruşma kaç saat sürer sorusunun tek bir cevabı yoktur; çünkü bir duruşmanın süresi, davanın türüne, tanık sayısına, delil yoğunluğuna, mahkemenin iş yüküne ve hâkimin takdirine göre değişir. Kimi zaman 10–15 dakikalık kısa bir duruşma, kimi zaman saatler süren, hatta gün içine yayılan oturumlar görülebilir.

Genelde basit usullü, tanıksız veya tek talepli dosyalarda duruşmalar daha kısa; tanıklı, bilirkişili, keşifli, çok taraflı ya da ceza yargılamasında sanık ve tanıkların ayrıntılı sorgulandığı durumlarda ise daha uzun sürer. Bu yazıda, farklı dava türlerine göre duruşma kaç saat sürer sorusunu, pratik örneklerle ve haklarınızı gözeterek anlatacağım.

Duruşma süresini etkileyen temel faktörler nelerdir?

Mahkemede bir duruşmanın 5 dakika mı yoksa 1 saat mi süreceğini belirleyen tek bir sebep yoktur. Duruşma süresi; davanın türü, dosyanın kapsamı, mahkemenin iş yükü ve hakimin çalışma tarzı gibi birkaç ana faktörün birleşimiyle ortaya çıkar. Bu yüzden “şu dava kesin şu kadar dakika sürer” demek mümkün değildir, sadece ortalama aralıklardan söz edilebilir.

Davanın türü (boşanma, ceza, alacak, iş davası vb.)

En temel belirleyici, davanın türüdür.

  • Boşanma davalarında tarafların kişisel beyanları, tanıklar, çocukların durumu, nafaka ve mal paylaşımı gibi pek çok başlık gündeme gelebildiği için duruşmalar genelde biraz daha uzun sürer. Anlaşmalı boşanmada ise çoğu zaman tek celsede ve kısa sürede tamamlanabilen, görece hızlı duruşmalar görülür.
  • Ceza davalarında sanığın kimlik tespiti, iddianamenin okunması, suçlamanın açıklanması, tanıkların ve mağdurun dinlenmesi, savunmalar ve mütalaa gibi aşamalar bulunduğundan, özellikle tanık dinlenen celseler daha uzun sürebilir.
  • Alacak, tazminat, iş davaları gibi hukuk davalarında ise çoğu duruşma, sadece bir ara kararın okunması, bilirkişi raporunun dosyaya girdiğinin belirtilmesi veya keşif sonucunun beklenmesi gibi kısa işlemlerle geçebilir. Buna karşılık tanık dinlenen veya bilirkişi raporunun tartışıldığı celseler daha uzun sürer.

Kısaca, içinde tanık, ayrıntılı savunma ve tartışma olan her dava türünde duruşma süresi uzama eğilimindedir.

Dosyanın kapsamı ve delil yoğunluğu

Davanın dosyası ne kadar kalınsa, duruşmanın da o kadar uzun sürme ihtimali artar.

  • Çok sayıda tanık,
  • Birden fazla bilirkişi raporu,
  • Kamera kayıtları, telefon dökümleri, yazışmalar gibi teknik deliller,
  • Birbirini takip eden çok sayıda ara talep (ek rapor, yeni tanık, ek belge isteme)

duruşmada hem okunacak hem de tartışılacak malzeme miktarını artırır. Özellikle çekişmeli boşanma ve karmaşık ceza dosyalarında, delil yoğunluğu arttıkça her celsenin süresi de uzayabilir.

Buna karşılık, delillerin büyük ölçüde dosya üzerinden değerlendirildiği, tanık sayısının az olduğu veya tarafların çoğu konuda uzlaştığı dosyalarda duruşmalar daha kısa sürer.

Mahkemenin iş yükü ve bulunduğu şehir

Aynı tür dava, farklı şehirlerde çok farklı hızda ilerleyebilir. Büyükşehirlerdeki adliyelerde dosya sayısı daha fazla olduğu için:

  • Duruşmalar genellikle daha sıkışık bir liste içinde görülür.
  • Hakim, aynı gün içinde çok sayıda dosyaya bakmak zorunda kaldığından, her dosyaya ayırdığı süre görece kısalabilir.
  • Celseler arasındaki süreler de uzayabilir; bu da toplam dava süresini etkiler.

Daha küçük illerde ise mahkemenin iş yükü nispeten az olduğundan, hem duruşma günleri daha yakın tarihlere verilebilir hem de hakim her dosyaya biraz daha fazla zaman ayırabilir. Bu, özellikle çekişmeli boşanma ve ceza davalarında hissedilir.

Hakimin işleyiş tarzı ve gün içi takvimi

Son olarak, hakimin duruşma yönetim tarzı da süre üzerinde doğrudan etkilidir.

Bazı hakimler:

  • Dosyayı önceden ayrıntılı inceleyip,
  • Duruşmada sadece gerekli gördüğü noktaları sorar,
  • Gereksiz tekrarları ve tartışmaları hızla keser.

Bu yaklaşım, duruşma süresini kısaltır.

Bazı hakimler ise:

  • Tarafları ayrıntılı dinlemeyi,
  • Tanıklara çok sayıda soru sormayı,
  • Tutanaklara daha geniş açıklamalar geçirmeyi tercih eder.

Bu durumda aynı tür dosya için bile duruşma daha uzun sürebilir. Ayrıca hakimin o günkü duruşma listesi, öğleden önce veya sonra başka bir görevi olup olmaması, keşif ya da başka bir mahkemede görevlendirilmiş olması da her bir dosyaya ayırabileceği süreyi etkiler.

Özetle, duruşma süresi; sadece davanın türüne değil, dosyanın yoğunluğuna, mahkemenin bulunduğu yere ve hakimin çalışma biçimine bağlı olarak değişen, esnek bir zaman aralığıdır. Bu yüzden pratikte her zaman bir “tahmini süre”den söz edilir, kesin dakikalar vermek mümkün olmaz.

Boşanma davası duruşması genelde kaç dakika sürer?

Boşanma davasının tüm süreci aylar hatta yıllar sürebilir; ama tek bir duruşmanın salon içinde sürmesi çoğu zaman düşündüğünüzden daha kısadır. Uygulamada aile mahkemelerinde bir duruşma genellikle 10 ile 40 dakika arasında tamamlanır.

Sürenin bu kadar değişken olmasının nedeni; davanın anlaşmalı mı, çekişmeli mi olduğu, tanık olup olmadığı, dosyadaki delil sayısı ve hakimin o güne ait takvimidir. Anlaşmalı boşanma duruşmaları çoğu zaman çok kısa sürerken, çekişmeli boşanma duruşmalarında süre belirgin şekilde uzayabilir.

Anlaşmalı boşanmada duruşma ne kadar sürer, tek celsede biter mi?

Anlaşmalı boşanma, boşanmanın en hızlı görülen türüdür. Taraflar her konuda (nafaka, velayet, mal paylaşımı, kişisel ilişki vb.) önceden yazılı protokol ile anlaştığı için, mahkeme artık delil toplamaz, tanık dinlemez; sadece bu anlaşmanın hukuka ve çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını denetler.

Bu nedenle anlaşmalı boşanma duruşması:

  • Çoğu mahkemede yaklaşık 5–15 dakika sürer.
  • Hakim, tarafları ayrı ayrı dinler, gerçekten özgür iradeleriyle boşanmak isteyip istemediklerini sorar.
  • Protokolü kısaca gözden geçirir, gerekli görürse birkaç soru yöneltir.

Şartlar uygunsa anlaşmalı boşanma genellikle tek celsede biter ve aynı duruşmada “boşanmaya” karar verilir. Kararın yazılması ve kesinleşmesi ise ayrıca birkaç hafta içinde tamamlanır; ama bu artık duruşma süresi değil, dosyanın idari sürecidir.

Çekişmeli boşanma duruşması neden daha uzun sürer?

Çekişmeli boşanma davasında taraflar; boşanmanın sebebi, kusur durumu, nafaka, tazminat, velayet, mal paylaşımı gibi pek çok konuda anlaşmazlık içindedir. Bu da hakimin karar verebilmesi için daha fazla işlem yapmasını zorunlu kılar.

Bu tür dosyalarda bir duruşmanın 20–40 dakika, bazen daha da uzun sürmesi olağandır. Süreyi uzatan başlıca nedenler:

  • Tanık dinlenmesi: Her tanığın kimlik tespiti, yemin ettirilmesi, olayı anlatması ve taraf avukatlarının soru sorması zaman alır.
  • Delillerin tartışılması: Mesaj kayıtları, raporlar, fotoğraflar, kamera görüntüleri gibi delillerin dosyaya alınması ve taraflara sorulması gerekir.
  • Ara kararlar: Bilirkişi atanması, sosyal inceleme raporu istenmesi, kurumlara yazı yazılması gibi kararlar duruşma içinde tek tek okunur ve tutanağa geçirilir.
  • Taleplerin fazlalığı: Nafaka, tazminat, velayet, kişisel ilişki, tedbirler… Her biri için ayrı ayrı beyan ve değerlendirme yapılır.

Ayrıca çekişmeli boşanma davaları genelde 4–6 celse civarında sürer ve her celsede farklı işlemler yapıldığı için bazı duruşmalar diğerlerinden daha uzun olabilir.

Boşanma duruşmasında neler yapılır, hangi aşamalar zaman alır?

Boşanma duruşmasının içeriği, davanın aşamasına göre değişir; ancak tipik bir duruşmada şu adımlar görülür:

  1. Kimlik tespiti ve yoklama: Hakim önce tarafların ve avukatların hazır olup olmadığını kontrol eder, kimlik bilgilerini tutanağa geçirir. Bu kısım kısa sürer ama her dosyada tekrarlandığı için toplam süreye eklenir.

  2. İddia ve savunmaların alınması: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve varsa ek beyanlar özetlenir; taraflara “diyecekleri” sorulur. Özellikle çekişmeli davalarda tarafların ayrıntılı anlatımları duruşmayı uzatabilir.

  3. Tanıkların dinlenmesi: Çekişmeli boşanma duruşmalarında en çok zaman alan kısım burasıdır.

  • Tanık salona alınır, kimlik tespiti yapılır, yemin ettirilir.
  • Olayı kendi gördüğü ve bildiği kadarıyla anlatır.
  • Hakim ve avukatlar sırayla soru sorar. Bir tanığın dinlenmesi bile bazen 10–20 dakikayı bulabilir; birden fazla tanık olduğunda duruşma süresi ciddi şekilde uzar.
  1. Bilirkişi ve raporların görüşülmesi: Mal rejimi, şirket ortaklığı, taşınmaz değerlemesi gibi teknik konularda alınan bilirkişi raporları duruşmada tartışılır. Taraflara “rapora itirazınız var mı?” diye sorulur; itirazlar ayrıntılıysa bu da süreyi artırır.

  2. Çocuklarla ilgili incelemeler: Velayet ve kişisel ilişki söz konusuysa, sosyal inceleme raporu, pedagog görüşü gibi belgeler okunur ve tarafların beyanı alınır. Çocuğun üstün yararı değerlendirilirken hakim daha ayrıntılı sorular sorabilir.

  3. Son beyanlar ve ara kararlar: Duruşmanın sonunda hakim, o celse için yapılacak başka işlem kalmadıysa ara kararlarını açıklar; bir sonraki duruşma günü verilir. Karar duruşmasında ise tarafların son sözleri alınır ve hüküm açıklanır.

Özetle, anlaşmalı boşanma duruşmasında hakim daha çok protokol ve irade kontrolü yaptığı için süreç kısa; çekişmeli boşanma duruşmasında ise tanık, delil ve raporlar nedeniyle süreç daha uzundur. Bu yüzden “boşanma duruşması kaç dakika sürer?” sorusunun cevabı, dosyanın niteliğine göre değişse de, çoğu kişi için 10–40 dakikalık bir salon süresine hazırlıklı olmak gerçekçi bir beklentidir.

Ceza davası duruşması ne kadar sürer?

Ceza davası duruşmasının süresi, dosyanın niteliğine, sanık sayısına, suçun türüne, delil durumuna ve mahkemenin iş yüküne göre ciddi şekilde değişir. Uygulamada bir ceza duruşması çoğu zaman 10–30 dakika aralığında sürer; ancak tanıklı, çok sanıklı veya ağır ceza dosyalarında bu süre 1–2 saati, istisnai durumlarda daha fazlasını bulabilir. Burada anlatılanlar ortalama sürelerdir; her dosya için aynı olmak zorunda değildir.

İlk duruşma (ön inceleme, kimlik tespiti, iddianame okunması) ortalama süreler

Ceza davasındaki ilk duruşma genellikle daha “prosedürel” geçer. Bu celsede çoğunlukla:

  • Sanığın kimlik tespiti yapılır
  • İddianame özetlenir veya okunur
  • Sanığın suçlamaya karşı ilk savunması alınır
  • Varsa müdafi ve katılan vekilinin ilk beyanları dinlenir
  • Tanık, bilirkişi, keşif gibi delillerin toplanmasına karar verilir
  • Tutuklama veya adli kontrol gibi tedbirler gözden geçirilir

Sanık sayısının az olduğu, dosyanın basit olduğu bir Asliye Ceza davasında bu ilk duruşma çoğu zaman 10–20 dakika içinde tamamlanabilir. Birden fazla sanık, birden fazla mağdur, kabarık iddianame veya katalog suçlar söz konusuysa, ilk duruşmanın 30–40 dakikaya uzaması olağandır.

Ağır ceza mahkemelerinde ilk duruşma, suçun ağırlığı ve iddianamenin kapsamı nedeniyle daha uzun sürebilir. Özellikle örgütlü suçlar, nitelikli dolandırıcılık, kasten öldürme gibi dosyalarda iddianame oldukça ayrıntılıdır; sanık sayısı da fazla olabildiği için ilk celse en az 30 dakika, çoğu zaman 1 saate yakın sürebilir.

Tanıkların dinlendiği ve savunmaların alındığı duruşmalar

Ceza davasında süreyi en çok uzatan kısım, tanıkların dinlenmesi ve ayrıntılı savunmaların alınmasıdır. Her tanığın:

  • Kimlik tespiti yapılır
  • Olayla ilgili anlatımı alınır
  • Hakim, savcı, müdafi ve taraf vekilleri soru sorar

Tek bir tanığın dinlenmesi bile, olay karmaşıksa veya taraflar çok soru soruyorsa 10–20 dakikayı bulabilir. Bir duruşmada 3–4 tanık dinlenmesi planlanmışsa, o celsenin 40–60 dakika sürmesi şaşırtıcı değildir.

Sanığın ayrıntılı savunma yaptığı, mağdurun beyan verdiği, taraf avukatlarının uzun açıklamalar yaptığı celseler de süreyi uzatır. Özellikle:

  • Bilirkişi raporuna itiraz edilen
  • Kamera kaydı, HTS, dijital delil gibi teknik delillerin tartışıldığı
  • Birden fazla sanığın sırayla savunma yaptığı

duruşmalarda, tek celse 1 saat ve üzeri sürebilir. Buna karşılık, sadece “tanık gelmedi, zorla getirilmesine” veya “bilirkişi raporu beklenmesine” karar verilen celseler çoğu zaman 5–10 dakika içinde biter.

Ağır ceza mahkemesi ile Asliye Ceza duruşma süreleri fark eder mi?

Genel olarak evet, fark eder. Bunun temel nedenleri:

  • Ağır ceza mahkemelerinde yargılanan suçlar daha ağır ve karmaşıktır.
  • Sanık ve mağdur sayısı çoğu zaman fazladır.
  • Delil türleri (bilirkişi, dijital inceleme, keşif vb.) daha yoğundur.

Bu yüzden ağır ceza mahkemesindeki bir duruşmanın ortalama süresi, Asliye Ceza’ya göre genellikle daha uzundur. Basit bir hakaret veya trafik güvenliğini tehlikeye sokma davası Asliye Ceza’da çoğu zaman 10–15 dakikada görülebilirken, ağır cezada görülen bir nitelikli yağma veya kasten öldürme dosyasında tek celse 45 dakika – 1 saat aralığı oldukça yaygındır.

Yine de her zaman “ağır ceza uzun sürer, Asliye Ceza kısa sürer” diye katı bir kural yoktur. Çok basit bir ağır ceza dosyası kısa sürebilir; buna karşılık, onlarca müştekili bir dolandırıcılık davası Asliye Ceza’da da oldukça uzun duruşmalara yol açabilir. Bu nedenle, kendi dosyanız için en sağlıklı süre tahmini, dosyayı bilen bir avukatın, delil ve taraf sayısını dikkate alarak yapacağı değerlendirmedir.

Hukuk davalarında (alacak, tazminat, iş davası vb.) duruşmaların süresi

Hukuk davalarında duruşma süresi, genelde birkaç dakikadan 40–50 dakikaya kadar değişebilir. Alacak, tazminat, iş davası gibi dosyalarda her celsenin uzunluğu; o gün yapılacak işlem, tanık veya bilirkişi olup olmaması ve mahkemenin yoğunluğuna göre şekillenir. Çoğu zaman tarafların beklediği “uzun duruşma” yerine, çok kısa süren celselerle karşılaşmak oldukça yaygındır.

Kısa süren duruşma örnekleri: tebligat, keşif sonucu, bilirkişi raporu için beklenen celseler

Hukuk davalarında en kısa süren duruşmalar, genellikle “sadece bir işlem için açılan” celselerdir. Örneğin:

  • Tebligatın yapılıp yapılmadığının kontrol edildiği,
  • Keşif yapıldıysa tutanağın dosyaya girip girmediğinin sorulduğu,
  • Bilirkişi raporunun gelip gelmediğinin kontrol edildiği,

duruşmalar çoğu zaman 2–5 dakika içinde biter. Hakim, dosyayı açar, taraflara veya avukatlara eksik bir şey olup olmadığını sorar, sonra da yeni bir tarih verir.

Bu tip celselerde tanık dinlenmez, uzun beyanlar alınmaz, deliller tartışılmaz. Bu yüzden taraflar saatlerce bekleyip salona girdiklerinde, duruşmanın birkaç dakika içinde bitmesine şaşırabilir.

Tanık dinlenen veya bilirkişi raporunun tartışıldığı duruşmaların süresi

Tanık dinlenen duruşmalar, hukuk davalarında en çok zaman alan celselerdendir. Her tanığın kimlik tespiti yapılır, yemini edilir, sorular sorulur, cevaplar tutanağa geçirilir. Bir tanığın dinlenmesi bile 10–20 dakikayı bulabilir; birden fazla tanık varsa süre daha da uzar.

Bilirkişi raporunun tartışıldığı duruşmalarda da taraflar rapora itirazlarını ayrıntılı anlatmak isteyebilir. Özellikle iş davalarında, işçilik alacakları veya tazminat hesabına ilişkin raporlar üzerinde uzun uzun konuşulur. Hakim, taraflara sırayla söz verir, gerekirse bilirkişiden ek rapor ister. Bu tür duruşmalar ortalama 15–30 dakika sürebilir, bazen daha da uzayabilir.

Aynı günde birden fazla duruşma olduğunda süre neden kısalır?

Aynı dosya için aynı gün içinde birden fazla duruşma yapılması nadirdir; ancak aynı mahkemede o gün çok sayıda farklı dosyanın duruşması vardır. Hakimler, bir sabah veya öğleden sonra oturumunda 20–40 arası dosya görebilir. Bu kadar yoğunluk olunca, her dosyaya ayrılan süre doğal olarak kısalır.

Ayrıca bazı mahkemeler, “işlem duruşmalarını” hızlıca bitirip esaslı işlemlere zaman ayırmak ister. Bu nedenle:

  • Sadece erteleme,
  • Sadece rapor bekleme,
  • Sadece tebligat kontrolü

gibi celseler birkaç dakikada tamamlanır. Hakim, gün içi takvimine yetişebilmek için, basit işlemleri hızla yapar; tanıklı, bilirkişili, tartışmalı duruşmalara daha fazla zaman ayırmaya çalışır.

Bu yüzden hukuk davalarında duruşma süresini değerlendirirken, “bugün bu dosyada ne yapılacak?” sorusu en belirleyici noktadır. Aynı dava içinde bile bir celse 3 dakika, bir sonraki celse 30 dakika sürebilir; bu tamamen o günkü işleme bağlıdır.

İlk duruşma mı yoksa sonraki celseler mi daha uzun sürer?

Genel olarak ilk duruşma (özellikle hukuk davalarında “ön inceleme duruşması”) diğer celselere göre biraz daha uzun sürme eğilimindedir. Çünkü dosya ilk kez ayrıntılı şekilde ele alınır, tarafların kimlikleri ve talepleri netleştirilir, uyuşmazlık noktaları belirlenir ve yargılamanın yol haritası çizilir.

Sonraki celselerde ise çoğu zaman daha somut ve sınırlı işlemler yapılır: sadece tanık dinlenir, sadece bilirkişi raporu tartışılır ya da sadece karar açıklanır. Bu nedenle, istisnalar olmakla birlikte, ilk duruşmanın daha uzun sürmesi sık görülen bir durumdur.


Ön inceleme duruşmasında neler yapılır, ortalama ne kadar sürer?

Ön inceleme duruşması, özellikle hukuk davalarında (boşanma, alacak, tazminat, iş davası gibi) yargılamanın çerçevesinin çizildiği celsedir. Bu duruşmada genellikle:

  • Tarafların kimlik tespiti yapılır.
  • Dava ve cevap dilekçelerinde ileri sürülen talep ve savunmalar özetlenir.
  • Tarafların anlaşamadığı hususlar ile uyuşmazlığın konusu netleştirilir.
  • Taraflara delillerini sunmaları için süre verilebilir veya sunulan delillerin dosyaya uygunluğu değerlendirilir.
  • Uygunsa sulh / uzlaşma / anlaşma imkânı sorulur.
  • Yargılamanın ilerleyen aşamalarında yapılacak işlemler (tanık dinlenecek mi, bilirkişi atanacak mı, keşif yapılacak mı) planlanır.

Dosyanın türüne ve yoğunluğuna göre değişmekle birlikte, ön inceleme duruşması çoğu dosyada yaklaşık 10–30 dakika arasında sürer. Çok basit ve tarafı az olan dosyalarda bu süre birkaç dakikaya düşebilir; taraf sayısının fazla olduğu, taleplerin karmaşık olduğu davalarda ise yarım saati aşması mümkündür.


Tahkikat aşamasındaki duruşmalar neden daha uzun sürebilir?

Tahkikat aşaması, işin “esasına” girilen, yani delillerin toplandığı ve değerlendirildiği dönemdir. Bu aşamadaki duruşmaların daha uzun sürebilmesinin başlıca nedenleri şunlardır:

  • Tanık dinlenmesi: Her tanığın kimlik tespiti yapılır, yemin verilir, olayla ilgili ayrıntılı sorular sorulur. Taraf avukatları da soru yöneltebilir. Birden fazla tanık olduğunda süre ciddi şekilde uzar.
  • Bilirkişi raporunun tartışılması: Taraflar rapora itirazlarını açıklar, hakim bilirkişiden ek açıklama isteyebilir, yeni rapor gerekip gerekmediğine karar verir.
  • Keşif sonrası değerlendirme: Keşif yapılmışsa, keşif tutanakları ve fotoğraflar üzerinden ayrıntılı değerlendirme yapılabilir.
  • Yeni delil talepleri: Taraflar ek delil sunmak isteyebilir, mahkeme bunların kabul edilip edilmeyeceğine karar verir.

Bu nedenle tahkikat duruşmaları, özellikle tanıklı ve bilirkişili dosyalarda 20–40 dakika aralığına yayılabilir; yoğun tanıklı veya karmaşık teknik konulu davalarda daha da uzaması mümkündür. Buna karşılık, sadece “rapor geldi, taraflara süre verildi” gibi kısa işlemler yapılacaksa birkaç dakikada da bitebilir.


Karar duruşması genelde kaç dakika sürer?

Karar duruşması, çoğu dosyada en kısa celselerden biridir. Genellikle:

  • Tarafların yoklama ve kimlik kontrolü yapılır.
  • Hakim, kararın verildiğini belirtir ve hükmün özetini tutanağa geçirir.
  • Taraflara kanun yolu ve süresi (istinaf, temyiz, itiraz gibi) açıklanır.
  • Gerekirse kısa bir gerekçe özeti okunur.

Eğer sadece karar açıklanacaksa ve ek bir işlem yapılmayacaksa, karar duruşması çoğu zaman 3–10 dakika arasında tamamlanır.

Bazı durumlarda, özellikle tarafların son sözlerinin alınmadığı önceki celselerde eksiklik varsa, karar duruşmasında son sözler de alınabilir. Bu durumda süre biraz uzasa da, yine genellikle tahkikat duruşmalarına göre daha kısa olur.

Özetle:

  • İlk duruşma / ön inceleme: çoğu zaman daha uzun,
  • Tahkikat duruşmaları: delil durumuna göre değişken ama genelde orta–uzun,
  • Karar duruşması: çoğunlukla en kısa celsedir.

Sabah yazılan saat ile fiilen girilen saat neden tutmaz?

Mahkeme çağrı kâğıdında ya da UYAP’ta görünen “duruşma saati”, çoğu zaman salona gerçekten gireceğiniz saat değildir. Bu saat, daha çok o dosyanın yazıldığı zaman aralığını ve sıradaki yerini gösterir. Aynı salonda o gün onlarca dosya olabilir ve hepsi benzer saatlere yazılır. Önceki duruşmalar uzadıkça, sizin dosyanızın fiili saati de geriye kayar. Bu yüzden 10.30 yazan bir duruşmaya, bazen 11.15’te ya da daha geç girebilirsiniz.

Duruşma listelerinin yoğunluğu ve sıranın kayması

Her mahkeme için o güne ait bir duruşma listesi hazırlanır. Hakim, kalem ve mübaşir bu listeye göre dosyaları sırayla çağırır. Ancak:

  • Aynı güne çok sayıda dosya konulmuş olabilir.
  • Bazı dosyalar “kısa sürecek” diye düşünülüp aralara sıkıştırılır.
  • Tarafların, tanıkların veya avukatların hazır olup olmamasına göre sırada küçük değişiklikler yapılabilir.

Bu yoğunluk içinde, listede sizden önce görünen birkaç dosya beklenenden uzun sürerse, tüm sıra kayar. Listede 5. sırada olmanız, mutlaka 5. dosya bittiği anda içeri gireceğiniz anlamına gelmez; bazen araya acil bir tutuklu dosyası, süreli bir iş veya kısa bir karar duruşması alınabilir.

Önceki dosyaların uzaması nedeniyle yaşanan gecikmeler

Duruşma süreleri önceden tam olarak tahmin edilemez. Özellikle:

  • Tanıkların uzun ifade verdiği,
  • Tarafların tartıştığı veya sık sık araya girdiği,
  • Çok sayıda evrakın incelendiği,
  • Uzman raporlarının tartışıldığı

dosyalar, planlanandan çok daha uzun sürebilir. Hakim, bu dosyayı “yarım bırakıp” diğerine geçmez; o duruşma tamamlanmadan sıradaki dosya çağrılmaz. Bu da sizin duruşma saatinizin dakikalar hatta bazen saatler kaymasına yol açabilir.

Ayrıca, tutuklu sanığın bulunduğu ceza dosyaları, süreli işler veya kanunen öncelikli görülecek davalar, bazen listenin önüne alınır. Bu tür beklenmedik uzamalar, tüm günün programını etkiler.

Aynı saat aralığında birden çok dosya yazılmasının etkisi

Uygulamada, mahkemeler çoğu zaman aynı saate birden fazla dosya yazar. Örneğin, saat 10.30’a 8–10 farklı dosya konulabilir. Bu, hakimin o saatten itibaren bu dosyaları peş peşe göreceği anlamına gelir, hepsinin aynı anda başlayacağı anlamına gelmez.

Bu durumda:

  • Sizde 10.30 yazarken, fiilen 10.30’da sadece ilk dosya başlar.
  • Sizin dosyanız listedeki sıraya göre 3. ya da 7. ise, doğal olarak daha geç çağrılırsınız.
  • Her dosya 5–10 dakika bile sürse, toplamda ciddi bir kayma oluşur.

Kısacası, tebligatta yazan saat, “tam o dakikada salona gireceksiniz” vaadi değildir. O saat, o bloktaki duruşmaların başlangıç aralığı gibi düşünülmelidir. Bu nedenle, duruşma gününde mutlaka biraz erken gidip, gecikme ihtimalini de hesaba katarak kendinize esnek bir zaman bırakmak en sağlıklısıdır.

Duruşma süresini kısaltmak için tarafların yapabilecekleri

Duruşmanın ne kadar süreceği tamamen tarafların elinde değildir, ama iyi hazırlıkla hem duruşma süresini hem de dava sürecini belirgin şekilde kısaltmak mümkündür. En çok etkisi olan üç nokta: belgelerin ve tanıkların önceden hazırlanması, mümkünse avukatla duruşmaya girilmesi ve hâkim sorularına net, kısa cevap verilmesidir.

Belgeleri ve tanıkları önceden hazırlamanın etkisi

Bir duruşmada en çok zaman kaybı genellikle “eksik” yüzünden olur. Eksik evrak, gelmeyen tanık, yanlış dosya numarası gibi durumlar, duruşmanın ertelenmesine veya gereksiz yere uzamasına yol açar.

Bu yüzden:

  • İddianızı veya savunmanızı destekleyen belgeleri (sözleşme, dekont, yazışma, rapor, fotoğraf vb.) önceden toparlayıp, mümkünse dava başlamadan önce dosyaya sunmak duruşma süresini ciddi biçimde kısaltır.
  • Mahkeme sizden belge istemişse, süresi içinde ve eksiksiz sunmanız, “evrak bekleniyor” gerekçesiyle yeni gün verilmesini önler.
  • Tanıklarınızın isim ve adreslerini zamanında bildirmek, tanık listesi süresini kaçırmamak ve tanıklara duruşma günü hakkında önceden bilgi vermek, “tanık gelmedi, mecburen erteleyelim” senaryosunu azaltır.
  • Tanıklara, sadece bildiklerini sakin ve net anlatmaları gerektiğini önceden açıklamak, duruşmada gereksiz detaylara girilmesini ve tartışmaları azaltır.

Kısacası, ne kadar çok şeyi önceden dosyaya koyarsanız, duruşma salonunda o kadar az şey “ilk kez” konuşulur ve süre kısalır.

Avukatla gelmenin duruşmadaki işleyişe katkısı

Avukatla duruşmaya girmek zorunlu değildir, ancak işleyiş açısından büyük avantaj sağlar.

Avukatın katkıları özetle şunlardır:

  • Usul kurallarını bildiği için, ne zaman konuşulacağını, neye itiraz edilmesi gerektiğini, hangi talebin nasıl kurulacağını bilir. Bu da duruşmanın daha düzenli ve hızlı ilerlemesini sağlar.
  • Hâkimin sorduğu teknik soruları veya usule ilişkin uyarıları daha çabuk anlayıp cevaplayabilir, böylece “anlatamadık, tekrar baştan” gibi zaman kayıpları azalır.
  • Delillerin nasıl sunulacağı, hangi tanığın önce dinlenmesinin daha uygun olacağı gibi konularda yönlendirme yaparak, duruşmanın planlı gitmesine yardımcı olur.
  • Tarafın duygusal tepkilerini filtreleyip, gereksiz tartışma ve polemiklerin önüne geçer. Bu da hem süreyi hem de gerilimi azaltır.

Avukatla gelmek, özellikle çekişmeli boşanma, ceza davası veya yüksek meblağlı alacak davalarında, duruşmanın daha kısa ve verimli geçmesine ciddi katkı sağlar.

Hakim sorularına net ve kısa cevap vermenin önemi

Duruşma süresini kısaltmak için tarafların elindeki en basit ama en etkili araç, hâkim sorularına doğrudan, net ve kısa cevap vermektir.

Uzun, dağınık, konudan kopan anlatımlar:

  • Hâkimin aynı soruyu tekrar tekrar sormasına,
  • Karşı tarafla gereksiz tartışmalara,
  • Tutanağa neyin yazılacağı konusunda karışıklığa

neden olur ve duruşma uzar.

Daha pratik bir yol:

  • Soruya önce “evet / hayır / bilmiyorum / hatırlamıyorum” gibi net bir çekirdek cevap verip,
  • Gerekliyse ardından kısa bir açıklama eklemek.

Örneğin:

  • “Bu tarihte para aldınız mı?” sorusuna “Aslında o gün ben işten geç çıktım, sonra bankaya gittim, sonra…” diye başlamak yerine,
  • “Evet, o gün 50.000 TL aldım, dekontu dosyaya sunduk.” demek hem daha açıklayıcı hem de çok daha kısadır.

Ayrıca, hâkim konuşurken veya soru sorarken söz kesmemek, sadece sorulduğunda konuşmak da duruşmanın düzenli ve hızlı ilerlemesine yardımcı olur.

Özetle: Belgelerin ve tanıkların önceden hazırlanması, avukat desteği ve net cevap verme alışkanlığı, tek tek küçük gibi görünse de, bir duruşmanın 5–10 dakikada mı yoksa 30–40 dakikada mı biteceğini belirleyebilen temel etkenlerdir.

Duruşma ertelenirse, bir sonraki duruşma ne zaman ve ne kadar sürer?

Duruşma ertelendiğinde hem yeni tarihin ne zaman verileceği hem de o celsenin ne kadar süreceği; davanın türüne, mahkemenin yoğunluğuna ve erteleme sebebine göre değişir. Genel olarak, erteleme sebebi ne kadar teknik ve kısa ise, bir sonraki duruşma da o kadar kısa sürme eğilimindedir.

Türkiye’de birçok mahkemede yeni duruşma tarihi, en erken birkaç hafta, çoğu zaman 2–6 ay sonrasına verilir. Büyük şehirlerde ve yoğun mahkemelerde bu süre daha da uzayabilir. Ceza davalarında tutuklu sanık varsa, kanunen makul sürede yargılama zorunluluğu olduğu için tarih genelde daha yakın verilir.

Sürenin kendisi ise çoğu zaman 10–20 dakikayı geçmeyen kısa bir işlem olabilir; ama tanık dinlenecek, bilirkişi sorgulanacak ya da kapsamlı savunma yapılacaksa 30–60 dakikaya kadar uzaması da mümkündür.

Erteleme nedenleri: eksik evrak, tanık gelmemesi, bilirkişi raporu

Duruşmaların ertelenmesinde en sık görülen nedenler şunlardır:

  • Eksik evrak: Tarafların sunması gereken belge, yazışma cevabı, kurumdan istenen kayıt henüz gelmemiş olabilir. Hakim, “şu evraklar tamamlansın” diyerek yeni gün verir. Bu tür ertelemelerde duruşma genelde çok kısa sürer; yoklama alınır, eksik tespit edilir ve tarih verilir.

  • Tanık gelmemesi: Tanıklar usulüne uygun çağrılmış ama duruşmaya katılmamışsa, hakim yeniden çağrılmasına, gerekirse zorla getirilmesine karar verir. Bu durumda da o celse çoğu zaman kısadır; asıl uzun süren kısım, tanıkların gerçekten geldiği duruşmadır.

  • Bilirkişi raporu: Bilirkişiden rapor istenmiş ama henüz mahkemeye ulaşmamışsa, dosya çoğu zaman “rapor gelsin” diye ertelenir. Rapor geldiği celsede ise taraflara süre verilir, itirazlar alınır, bu da daha fazla zaman alabilir.

Bu nedenlerin ortak noktası, esaslı işlemin bir sonraki celseye bırakılmasıdır. Yani erteleme kararı verilen duruşma genellikle birkaç dakikalık bir yoklama ve karar tutanağından ibaret kalır.

Ertelenen duruşmanın çoğu zaman daha kısa sürmesinin sebepleri

Ertelenen duruşmaların çoğu, tarafların beklediği kadar uzun sürmez. Bunun birkaç temel nedeni var:

  • Hakim, o celsede esaslı bir işlem yapmayacağını önceden bilir; sadece eksik hususu tespit edip yeni tarih verir.
  • Tarafların ayrıntılı beyanı, tanık dinlenmesi, çapraz sorgu gibi zaman alan işlemler ertelenen celsede yapılmaz, sonraki duruşmaya bırakılır.
  • Mahkeme, yoğunluk nedeniyle “işlem yapılmayacak” dosyaları hızlıca geçmeye çalışır; bu da süreyi kısaltır.

Bu yüzden, “duruşma ertelendi” denildiğinde, çoğu zaman o gün mahkeme salonunda geçireceğiniz süre 5–10 dakikayı bile bulmayabilir. Asıl zaman kaybı, yeni tarih için aylarca beklemekten kaynaklanır.

Uzun süren davalarda her duruşmanın uzun sürmesini beklememek gerekir mi?

Uzun süren bir dava, her duruşmanın da uzun süreceği anlamına gelmez. Tam tersine, uzun davaların içinde çok sayıda çok kısa celse bulunur. Örneğin:

  • Bir celse sadece “bilirkişi raporu gelsin” diye 3–5 dakikada biter.
  • Başka bir celse, tek bir tanığın dinlenmesi için 30–40 dakika sürebilir.
  • Bir sonraki duruşma, sadece “rapora itiraz var mı?” sorusuyla 10 dakikada tamamlanabilir.

Yani davanın toplam süresi yıllara yayılmış olsa bile, her duruşmanın aynı yoğunlukta ve uzunlukta olmasını beklemek gerçekçi değildir. Bazı celseler sizin açınızdan çok kritik ve uzun olurken, bazıları neredeyse “yoklama” niteliğinde, kısa ve teknik geçer.

Bu nedenle, duruşma ertelendiğinde moral bozmak yerine, “Bu celse zaten kısa sürecekti, asıl önemli işlemler bir sonraki duruşmada yapılacak” diye düşünmek daha sağlıklı olur. Yine de, hangi celsenin ne kadar önemli olduğunu avukatınızla önceden konuşmanız, beklentinizi doğru ayarlamanıza yardımcı olur.

Duruşma öncesi ve sonrası mahkemede ne kadar zaman ayırmalıyım?

Bir duruşma günü için sadece “duruşma saati”ni değil, öncesini ve sonrasını da düşünerek zaman ayırmak en sağlıklısıdır. Özellikle ilk kez adliyeye gidiyorsanız, yol, güvenlik, kalem işlemleri ve olası gecikmelerle birlikte en az birkaç saatlik bir zaman dilimini boş bırakmak iyi olur.

Genel bir çerçeve vermek gerekirse:

  • Şehir içi, çok yoğun olmayan bir adliyede: toplam 2–3 saat
  • Büyük ve kalabalık adliyelerde: toplam 3–4 saat (bazen daha fazla) ayırmak daha gerçekçidir.

Bu süreye hem duruşma öncesi hazırlık ve bekleme, hem de duruşma sonrası işlemler dahildir.

Adliyeye ne kadar erken gitmek mantıklı olur?

Duruşma saatinizden en az 30–45 dakika önce adliyede olmanız genelde yeterlidir. Ancak adliye çok büyükse, güvenlik girişleri kalabalıksa veya adliyeye ilk kez gidiyorsanız, 1 saat önce gitmek daha güvenli bir tercihtir.

Erken gitmenin size sağladıkları:

  • Güvenlikten sakin şekilde geçersiniz.
  • Duruşma salonunu ve katını bulmak için zamanınız olur.
  • Avukatınız varsa, duruşma öncesi kısaca konuşabilirsiniz.
  • Kimlik, dosya numarası, tebligat gibi evrakları kontrol etme fırsatı bulursunuz.

Uzak bir ilçeden ya da şehirden geliyorsanız, trafik ve toplu taşıma gecikmelerini de hesaba katıp, “gecikirsem ne olur?” sorusunu kendinize sormanız iyi olur. Mahkeme, taraf gelmediğinde dosyayı düşürebilir, yokluğunuzda karar verebilir veya aleyhinize sonuçlar doğabilir. Bu yüzden erken gitmek, çoğu zaman fazladan beklemekten daha iyidir.

Güvenlik, kalem işlemleri ve salon arama için ek süreler

Adliyeye girişte havaalanı benzeri bir güvenlik kontrolü bulunur. Çanta araması, X-ray cihazı, yoğunluk durumuna göre 5–20 dakika arasında sürebilir. Büyük şehir adliyelerinde sabah saatlerinde bu süre daha da uzayabilir.

Güvenlikten sonra şu işlemler zaman alabilir:

  • Kalem işlemleri: Dosya numarasını teyit etmek, duruşma salonunu sormak, bazen kimlik bırakmak veya evrak vermek gerekebilir. Kalem önünde sıra varsa 10–30 dakika beklemek normaldir.

  • Salon arama ve kat bulma: Adliyeyi bilmiyorsanız, doğru blok, kat ve salonu bulmak için fazladan 10–15 dakika ayırmak mantıklıdır. Bazı adliyelerde aynı katta birden fazla salon bulunur, duruşma listesine bakmak ve isminizi kontrol etmek de zaman alabilir.

Bu nedenle, duruşma saatiniz 10.30 ise, 09.45–10.00 arası adliyede olmayı hedeflemek çoğu durumda sizi rahatlatır.

Duruşma bittikten sonra karar tutanağı ve yazı işleri için bekleme süresi

Duruşma bittiğinde işiniz her zaman hemen bitmiş sayılmaz. Özellikle karar verilen veya önemli ara kararların yazıldığı celselerde, tutanağın yazılması ve imzaya açılması için bir süre beklemeniz istenebilir.

Genel olarak:

  • Basit, kısa duruşmalarda: tutanak birkaç dakika içinde hazır olabilir.
  • Tanık dinlenen, uzun süren duruşmalarda: tutanağın tamamlanması 15–30 dakika, bazen daha fazla sürebilir.
  • Karar duruşmalarında: gerekçeli karar daha sonra yazılır; ancak kısa kararın ve duruşma tutanağının sisteme işlenmesi için yine bir süre beklemeniz gerekebilir.

Ayrıca:

  • Yazı işleri kaleminden karar örneği, duruşma tutanağı, tebligat bilgisi almak isteyebilirsiniz.
  • Harç, gider, posta pulu gibi ödemeler varsa vezne sırası beklemeniz gerekebilir.

Bu işlemler için duruşma sonrası en az 30–60 dakika daha ayırmak, özellikle önemli bir karar bekliyorsanız, sizi acele etmekten kurtarır.

Özetle, duruşma günü için “sadece 15 dakikalık duruşma” diye düşünmek yerine, öncesi ve sonrasıyla birlikte birkaç saatlik bir zaman bloğunu boş bırakmak, hem stresinizi azaltır hem de olası gecikmelerde hak kaybı yaşamanızı önler.

Avukat Desteği Alın

Ankara avukatından danışmanlık ve temsil talepleriniz için bizimle iletişime geçin.